"Ancak insanlar şiddete pir parça bile olsa katılmadıkları ve böyle yaptıklarında, başlarına gelecek bütün zulümlere katlanmayı göze aldıklarında, savaşlar önlenebilecektir. Savaşları yok etmenin biricik yolu budur."
"Bizi rahat bırakın. İmparatorların, devlet başkanlarının, generallerin, yargıçların, piskoposların, profesörlerin ve diper seçkinleri ordulara, donanmalara, üniversitelere, balelere, kilise meclislerine, konservetuarlara, hapishanelere, darağaçlarına ve giyotinlerine mi ihtiyacı var, hepsini kendiniz yapın! Verginizi kendiniz toplayın, yargılamalarınızı kendiniz yapın, idamları ve hapisleri kendi aranızda halledin, insanları savaşta öldürün ama hepsini kendiniz yapın ve bizi rahat bırakın! Çünkü bunların hiçbirine ihtiyacımız yok. Bütün bu yararsız, en önemlisi kötü işlere artık bulaşmak istrmiyoruz."
Yönetimde olanların, " Şiddet kullanmadan düzeni ve temiz bir yaşamı sağlamak olanaksızdır." sözünü neden söyledikleri anlaşılabilir. Onların, "düzen" derken, azınlığın başkalarının emeğinin sırtından aşırı zenginliklere ulaşabilecekleri bir yaşam tarzını: " temiz yaşam"dan da böyle bir yaşamın önünde hiçbir engelin bulunmayışını kast ettiği açıktır.