Bildiğimiz wattpad kitabı hem de en en en klişesinden.
İlk olarak beni en çok rahatsız eden şeyle başlayacağım, GERÇEKÇİLİK problemi. Kitapta yer alan insanların hiç biri gerçek hayatta karşımıza çıkmayacak kadar zorlama karakterler. Hepsinin abartılı özellikleri var, çok temiz kalpli, herkesin biriciği, melek kızımız ve aynı onun gibi tertemiz ama bir o kadar da patavatsız yancı arkadaşı. Yakışıklılık abidesi ve üstü kapatılan erotizm kaynaklı başrol kızımıza kalorifer peteği gibi ısı yayan aurası ile ERRRKEK karakterimiz. Hadi diyelim bunlar ana karakterlerimiz biraz abartılı olsun diye göz yumduk ama kızın teyzesinden dükkanının bulunduğu sokaktaki insanlara kadar da zorlama olmasın bir zahmet ya. Yani hiç mi dışarı çıkıp insan görmüyorsunuz kardeşim var mı böyle insanlar?
Neyse diğer bir konu da YÜZEYSELLİK. Karakterlerden tutunda olan olaylara, duygu tasvirlerine ve dahi diyaloglara kadar her şey, tam anlamıyla her şey derinlikten yoksun. Yani kitap o kadar basit ki bazen kitabı okurken “bu kitapları kim yazıyor, kim basıyor, kim okuyor” gibi düşüncelere dalıp gidiyorum ve bakıyorum sayfalar geçmiş ama hiç bir şey kaybetmemişim. Çünkü ortada anlatılmak istenen bir şey yok.
Bu arada bu kitap için yazılmış muhteşem övgülere sahip yorumları ağzım açık kalarak okudum. Bu yorumların genelinde yazarın anlatım dilinin muhteşemliğine vurgu yapılmış. Bu konu üzerine olan fikrimi kitaptan bir alıntı ile belirteceğim. “Sonra elimi bıraktı ve ben üşüdüm.” Dkdkdkmdmdmdkdkdmdjdjnd söylemek istediklerim bu kadar.
Gelelim bir diğer ince verem sebebine NESNE VURGUSU. Aman yarabbi şakayık da şakayık. Salın artık şu çiçekleri ve havyanları ya. Tüm kitap boyunca her yerden bir şakayık çıkıyor, yani olmuyor işte zorlamayın güya nesnelere anlam yükleyerek okuyucuya vay be dedirtmek