• ''Ne askıntıymışsın be, ecnebi kerkenez!''
  • Öyle yorgun düşmüşüm ki
    acının mavzerini taşımaktan
    bulanık sular basıyor birden
    bütün mevzilerimi
    sonra çöle kesiyor içim

    Bu alaturka şarkılarda
    fena kanıtıyor bazen
    anıların ve acıların kabuğunu
    gagalıyor kanatırcasına yarayı
    susamış bir kerkenez
    Ahmet Telli
    Sayfa 14 - everest yayınları
  • Antalya’nın simgesi Akdeniz foku Duman’ı kafasına vura vura katlettiler.
    Kars’ta memleketin uydu vericisi takılan ilk kurt’unu vurdular.
    İzmir Kuş Cenneti’nde pelikan’ları mangal yaptılar.
    Bolu’da şarampolde ayı bulundu, postu yoktu, derisi yüzülmüştü, meğer anlaşıldı ki, asfalta çıkan ayıya otomobille çarpmışlar, heba olmasın diye postunu yüzüp oturma odasına sermişler.
    Darıca’ya timsah getirdiler, hareketsiz duruyordu, yaşayıp yaşamadığını kontrol etmek için kafasına taş attılar, timsah öldü.
    Florya’daki akvaryumda vatoz’un kafasına pet şişeyle vurdukları ortaya çıktı. Olta getirmediklerine şükretmek lazım…
    Kuş gribi döneminde tavukları diri diri çukurlara doldurup yaktılar.
    Kastamonu’da kene’leri imha edeyim derken, evini yakan oldu, köyü zor kurtardılar.
    Diyarbakır’da leopar’ı av tüfeğiyle öldürdüler.
    Burdur’da vaşak’ı kurşunladılar.
    Sakarya’da midilli cinsi minik atları yediler, fındık bahçesinde kemikleri bulundu, kilosunu sekiz liradan kasaba satmışlar, midillilerden önce tavşanları yemişler, iki de papağan kayıp…
    Sinop’ta köpekleri çöp kamyonunda preslediler.
    Edirne’de Selimiye etrafındaki güvercinleri zehirlediler.
    Antalya hayvanat bahçesinden maymun çaldılar.
    Edirne’de bavul içinde yavru kanguru yakalandı.
    Ankara hayvanat bahçesindeki piton kayboldu, akıbetini çevre bakanına sordular, bugünlerde kimseye şiş kebap yemesini tavsiye etmem dedi! Hayvan denilince sayın bakanımızın aklına ilk gelen fikir, kebaptı.
    İzmir’de caretta’nın önce ayağını kestiler, sonra boynuna beş kiloluk taş bağlayıp boğdular. Muğla’da caretta’yı kör ettiler. Sahillerimize habire kurşunlanmış yunus cesedi vuruyor.
    Sivas’ta Murat 124’ün arka koltuğunda taşınan dana Ferhat şöhret oldu, fırsat bu fırsat diye, vaktinden önce iki katı paraya sucukçuya sattılar.
    Sinop’ta balina Aydın’ı önce medya maymununa çevirdik, sonra Rus ajanı olduğunu iddia ettik, Rus istihbaratı tarafından yetiştirildiği, denizaltı yakalamakla görevli olduğu bile yazıldı.
    Sütaş’ın vole atan ineğini, memeleri görünüyor diye Rtük’e şikayet ettiler. Asrın liderimiz “kedi” karikatürünü mahkemeye verdi. Kumpas davaları sırasında Galfield şüpheli şahıs oldu, Buggs Bunny gözaltına alındı. “Fareler” ve İnsanlar romanı sakıncalı bulundu. “İnek” Şaban dini değerleri aşağılıyor diye savcılığa verildi. Haram diye, çizgi filmdeki domuz karakterini makasladılar.
    Kurban bayramında elinden kaçırdığı boğa’ya ateş eden var.
    Abant’ta beygir’e tecavüz eden mühendis yakalandı, yüce Türk basını beygirin adını Ceylan diye yazarken, beygiri tecavüze uğradığı için toplum nazarında rencide olmasın diye sahibinin adını D.U. diye kodlayarak verdi!
    Aydın’da eşeğe tecavüz ettiler, o zamanlar gazete yönetiyordum, tecavüz mağdurlarını teşhir ederken tecavüzcüleri koruyan medyamıza inat, eşeğin fotoğrafını gözüne bant atarak yayınladım, hayvanseverler beni mahkemeye verdi iyi mi… Bilahare, gözünü bantladığım mağdur eşek yüce adaletimiz tarafından “fingirdek” bulundu, eşeğe tecavüz eden herif iyi hal’e sokuldu, 240 lira para cezasıyla yırttı, ben iki sene yargılandım.
    Denizli’de malum yeri büyük diye, at heykelini sünnet ettiler.
    Sucuklar nallı kuzu, domuz’dan çiğköfte yakalandı.
    Uçak için deve kestiler.
    Gökova’da fok Badem’i sigara tiryakisi yaptılar.
    İzmir’de belediye Basmane’deki süs havuzuna ördekler koydu, o gece arakladılar, av eti diye Alsancak’taki janjan marketlerde sattılar.
    Ankara’da narkotik köpeklerini otomobilin içinde unuttular, sıcaktan, havasızlıktan can verdiler.
    Gezi Parkı olaylarında biber gazıyla sekiz köpek, 63 kedi, bine yakın kuş öldürüldü, kör olan köpekler var.
    Göç yollarını tespit etmek için ayağına Tel Aviv yazılı halka takılan kerkenez, Elazığ’da yakalandı, İsrail casusu ilan edildi, vücuduna çip yerleştirilmiş olabilir dediler, Fırat Üniversitesi’ne götürdüler, kanatlarını ayaklarını çarmıha gerer gibi açtılar, röntgenini çektiler, röntgen dosyasına “hasta ismi” olarak “İsrail ajanı” yazdılar! Konya’da casus diye pelikan yakaladılar. Göçmen kuşların biyolojik silah taşıdığını öne süren milletvekillerimiz oldu.
    Anayasa Mahkemesi işi gücü bıraktı, Chp’nin kedisi Şero’yu suçlu buldu. 15 lira 44 kuruşluk kedi kumu ve süt almak suretiyle, devletimizi zarara uğrattığı tespit edildi. Şerorist oldu yani.


    İnsan olarak yaşamak zor…
    Hayvan olarak daha zor bu ülkede.
    En tepeden yayılan nefret iklimi, maalesef iliklerimize kadar işledi.
    Ruhen Frankeştayn’a dönüştü Türkiye.
  • ÖĞRETMEN YETİŞTİRME VE GELİŞTİRME GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

    1- 3 İdiots
    2- 400 Darbe / 400 Blows
    3- American Teacher
    4- Arkadaşımın Evi Nerede / Khane-ye Doust Kodjast?
    5- Asya'nın Kandilleri ( Belgesel )
    6- Bana Güven / Lean on Me
    7- Batıya Doğru Akan Nehir ( Belgesel )
    8- Bay Lazhar / Monsieur Lazhar
    9- Billy Elliot
    10- Bir Fazlası Değil/ Not One Less
    11- Birinci Sınıf / The First Grader
    12- Can Dostum / Good Will Hunting
    13- Canım Öğretmenim / Monsieur Lazhar
    14- English Vinglish
    15- Etek Günü / La Journee de la Jupe
    16- İki Dil Bir Davul
    17- İmparatorlar Kulübü
    18- Kara Tahta / Tahhtesiah ( Blackboards)
    19- Kerkenez / Kes
    20- Koro / LesChoristes
    21- Kör Nokta
    22- Küçük Ağacın Eğitimi / The Education Of Little Tree
    23- Malcolm X
    24- Olmak ve Sahip Olmak / To Be and To Have
    25- Öğretmen / Teaching Mrs. Tingle
    26- Öğretmenim Bay Kim / My Teacher, Mr.Kim
    27- Ölü Ozanlar Derneği / Dead Poets Society
    28- Özgürlük Yazarları
    29- Patch Adams
    30- Ron Clark'ın Hikayesi / The Ron Clark Story
    31- Sessizlik / Dogani
    32- Sevgili Öğretmenim / Mr.Holland's Opus
    33- Sevgili Öğretmenim / To Sir with Love
    34- Sınıf / EntreLesMurs ( The Class )
    35- Sınıfın Ön / Front of the Class
    36- Siyah / Black
    37- Tarih Öğrencileri / The History Boys
    38- The Blindside
    39- Tom Brown'ın Okul Günleri / Tom Brown's Schooldays
    40- Yerdeki Yıldızlar / Taare Zameen Par
  • iğrenç bir çevirisiyle okuduğumdan ötürü müdür bilinmez, lakin birçok insan gibi benim de pek ısınamadığım bir tolstoy kitabı. çok düz, tespitleri oldukça sığ, ifade tarzı meh...

    hayatında okuduğu en iyi kitap vb. yakıştırmalar yapanlara da saygılıyım ama tolstoy'un isminden ötürü yürüdüğüne inandığım bir kitap insan ne ile yaşar. bu kitabı çok geç okudum, belki de yüce tolstoy eserlerinden sonra beklentileri çok yükselttim, kim bilir...

    her neyse, bitirdikten sonra "tolstoy efendi olmamış bu, otur sıfır." dedim içimden. sonra titreyerek kendime geldim, "sen kimsin kerkenez! haddini bil lan!" diye aynaya bakarak haykırdım.
  • Bu kitabı üç kere okudum. İlk iki seferde müthiş keyif aldığım söylenemez; ilkinde lisenin ilk yıllarındayım ve algım ne yazık ki tam olarak açık değildi. Romantik şeyler fazlasıyla itici geliyor ve ben de buna ek olarak ön yargıyla yaklaşıyordum. İkinci kez okuduğumda ise dönüşümün hemen arkasından tekrar bakayım diye giriştim bu esere. dönüşümden sonra çoook farklı geldi, "Ne diyor bu kerkenez?" dedim. evet, Kafka'ya kerkenez dediğim için beni mahkemelerde süründürmelisiniz. ama yaptım işte, insan zamanla olgunlaşıyormuş.

    Üçüncü kez okumam ise bu kırık hayaller çöplüğünde doldurduğum çeyrek yüzyılın birkaç ay sonrasına tekabül etti. Sevdim, çok sevdim. Kafka'nın Milena için hissettiği tutkuyu damarlarımda hissettim. Beynimden kalbime aktı, metrobüste, otobüste, kalabalık yalnızlıklar içerisinde milena'yı ve kafka'yı ve o tüm mektupları sorguladım, ben ne yapardım diye düşündüm. Dediğim gibi sevdim. Çok sevdim.

    Öneririm.
  • “Saçmalıyorsunuz! Bende kabahat
    ki bu saçmalıkları dinlemek için tekrar
    geldim bu tımarhaneye. Siz en iyisi köpeğin-
    izle konuşun artık. Kerkenez miydi neydi adı,
    onunla işte. Size o yakışır.”