George Orwell 1984
(Baya spoi içerdi!)
Sadece anlatıldığı ve yazıldığı döneme değil her döneme hitap eden bir kitap. Her dönemde kitaptakilerle bağdaştırcağımız bir kısımla karşılaşıyoruz.
Totaliter, baskıcı, diktatör bir devlet olan Okyanusya' da iktidar her şeyden önemlidir. Sadece "Büyük Birader" için yaşamayı, onun arzu ettiği bir hayat sürmeyi gerektiren bir iktidar söz konusu.
İnsanlar tele ekranlarla her saniye izleniyor ve bu tele ekranlardan nefret, kin aşılanıyor. Arkadaşlık, aşk ve en önemlisi düşünmek suç sayılıyor. Düşünmeden, yargılamadan büyük biradere itaat isteniyor. Korku, nefret ve kötülük üzerine bir uygarlık kurulmak isteniyor. Bunu kabul etmeyenler ise acımasızca işkencelere maruz kalıyor ve düşüncelerinin değişmesi itaat etmeleri için her türlü kötülüğe uğruyorlar.
Ana karakterimiz Winston Julia ile aşk yaşar ve sistemi sürekli eleştirirler. Büyük biradere karşı yapılan herhangi bir eleştiri hainliktir. Evlilikleri parti belirler ve sadece üremek için yapılır. Winston ve Julia yaşadıkları aşktan sonra büyük işkencelere maruz kalırlar.
Çok etkilendiğim bir o kadar da eleştirdiğim bir kitap oldu. İnsanların yaşam zevklerinden mahrum bırakılması, bir nevi hayatı başkası için , onun istekleri doğrultusunda yaşamaları çok üzücü bi durum. Kötülük ve nefretle insanlar, devletler yaşayamazlar bana göre. Baskı ve otoriteye boyun eğmek zorunda bırakılanlar, tepki gösterilmesi durumunda yok olan insanlar dikkatim çekti. Eşitlik eşitlik denen ama hiçbir zaman eşitliğin olmadığını halkın parti üyelerinden aşağıda tutulduğu bence berbat ötesi bir sistem.
Ufkumu genişleten, eleştiri yönümü geliştiren bir kitap oldu