Yalnızlık dediğin
belki de sokakta devrilen bir çöp kutusu
yanından kalabalıklar geçer
kimse dönüp bakmaz
kimse eğilip kaldırmaz.
Herkes, birbirine çarparak uzaklaşır
yerdeki ağırlığa ortak olmadan.
Kalabalık dediğin
sessiz bir uğultu
kimsenin kimseye değmediği bir akış.
Ve ben, ayakkabımın bağını yine kendim çözeceğim
yine kendim bağlayacağım.
Çünkü kalabalıklar da yalnızdır
eğilmeyi unutmuş yığınlar içinde..