fatmagül, Siddhartha'yı inceledi.
23 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

“Genel olarak herkesçe kabullenilmiş Buddha imgesini aşan bir Buddha yaratmak, daha önce eşine rastlanmamış büyük bir başarıdır. Siddhartha, benim gözümde, Kutsal Kitap’tan kat kat üstün bir ilaçtır..”XX. yüzyılın en önemli romancılarından Henry Miller’a bu sözleri söyleten Siddhartha, 1946 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi alman yazar Hermann Hesse’nin başyapıtıdır.Birinci Dünya Savaşı’nı izleyen yıllarda insanları yaşamlarını yeniden kurmaya çağıran, Doğru gizemciliğini yücelten Siddhartha, kuşaklar boyunca bir kılavuz kitap olma özelliğini korumuştur. Siddhartha’da, Buddha’nın yaşamın ilk yıllarını şiirsel bir uslupla anlatan Hesse, insanın öz benliğini bularak uygarlığın yerleşik biçimlerinden kurtulmaya çalışmasını işler. “Bu kitapta,” der Hesse, “tüm dinlerde, insanların benimsediği tüm inanış biçimlerinden ortak olan yanı, tüm ulusal ayrımları aşan, tüm ırkların, tüm bireylerin benimseyebileceği şeyi yakalamaya çalıştım.”

Süveyla Özkan, bir alıntı ekledi.
Dün 01:21

İyi, benim için yeryüzünün öteleri ve cennetler için kılavuz olmamalı.

Böyle Buyurdu Zerdüşt, Friedrich Nietzsche (Sayfa 44 - Nilüfer)Böyle Buyurdu Zerdüşt, Friedrich Nietzsche (Sayfa 44 - Nilüfer)
شيماء, bir alıntı ekledi.
 17 May 21:15 · Kitabı okudu · 8/10 puan

deniz kıyıları, dağların ardı, o ileri gelenleri evrenin
daraldığımda düşmeseydi önüme tökezlerdim elbet
hayat bir mektepti, aşk bir kılavuz, yeryüzü hep ayet

Meryem’in Yokluğunda, Ali Emre (Sayfa 23)Meryem’in Yokluğunda, Ali Emre (Sayfa 23)
selim koç, bir alıntı ekledi.
17 May 13:32

İşin kılavuza düştüyse, bela çiftleşti demektir.
-Niçin?
-Her kılavuza güvenilmez çünkü... Kılavuz, hem can kurtarıcıdır, hem can alıcı...
Götürür seni, göz göre batağa gömer, kemerindeki paranı, ya da atını, rubalarınısoyar alır. Kılavuzun durumu da yamandır haaa... Batakta yol bulayım diye kıvranırken, "Bize bir kötülük mü edecek acaba?" kuşkusu, yüreğine düşerse neyaparsın? Atik davranıp çeker vurursun. Bu yüzden kılavuz kısmının canı kılın ucundadır. Kılavuzluğun pahalı olması bundan... Batağa herkes hayırlı iş için dalmaz.
Çoğu kötülüğe gider. Kötülük edeceğin herif neyapar peki? Seni gezdiren kılavuzu düşman alır karşısına... O da tutar bir kılavuz... Demek, kılavuzun bir can düşmanı da, öteki kılavuzlar... Ürperdi. "Canlıdır batak kısmı"derdi, rahmetli babam, "Bir günü bir gününü tutmaz, değişir Kahpe karı gibi" derdi.

Devlet Ana, Kemal TahirDevlet Ana, Kemal Tahir
Geyikli Gece, bir alıntı ekledi.
14 May 21:22

Büyük şiir
"Bir şiirin büyük olması, konusuna değil yapısına bakar.
Cahit Sıtkı Tarancı’nın “Abbas” şiiri her insanın kolayca duygulanıvereceği konuları sömürmemiş ve şimdilerin modası olan birtakım irikıyım sözcüklerle kılavuz süslere yüz verme­miş bulunmasına karşın büyük şiirdir gene de."

Haydi Abbas, vakit tamam;
Akşam diyordun işte oldu akşam,
Kur bakalım çilingir soframızı;
Dinsin artık bu kalp ağrısı.
Şu ağacın gölgesinde olsun;
Tam kenarında havuzun.
Aya habersal çıksın bu gece;
Görünsün şöyle gönlümce.
Bas kırbacı sihirli seccadeye,
Göster hükmettiğini mesafeye
Ve zamana.
Katıp tozu dumana,
Var git,
Böyle ferman etti Cahit,
Al getir ilk sevgiliyi Beşiktaş’tan;
Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan."

Şiirin İlkeleri, Salâh Birsel (Sayfa 46)Şiirin İlkeleri, Salâh Birsel (Sayfa 46)
Ömer F. EŞKİKARA, İçimizde Bir Yer'i inceledi.
13 May 20:00 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 10/10 puan

Çok güzeldi, çok ince anekdotlar vardı. Aklımda bir yerlere kazıdım günü gelecek o satırlar ile karşılaşacağım, ne yapmam gerektiği nasıl bir yol izlemem gerektiğine ilişkin bana kılavuz olacak.
En çok alıntı paylaştığım kitap oldu, henüz alıntılar profilimde üstteyken girin bakın inceleyin, sizi biri yakalayacaktır. Sonra zaten kitabı edinir okursunuz. İyi günler dilerim herkese.

Esengül E., Geçmişe Yolculuk'u inceledi.
12 May 15:14 · Kitabı okudu · 1 günde

Ehhh, yeter artık! Zweig görmekten tiksindim demiyorsunuzdur umarım. Zira diyorsanız sizi şöyle öteye alayım.

Son birkaç Zweig eseri kaldı okumadığım. Onları da okuyunca bitecek Zweig Külliyatı.

Geçmişe Yolculuk, anımsadığım kadarıyla şubatta raflara çıkmıştı. Çıktığı dönemde epey popüler olup halen de popülerliğini korumakta, her Zweig kitabı gibi.

Yeni baskısı yapılan ve çoksatan listelerini kasıp kavuran kitapları ya ilk dağıtıma çıktığı an ya da modası geçtiğin zaman okumayı seviyorum. Öyle de olmasını istiyorum.

Geçmişe Yolculuk'u popüler olduğu dönemde okumamın sebebi bu aralar kitap okumayı hızlandırdığım için dinlenmekti. Benim için iyi de geldiğini söyleyebilirim.

Çünkü Zweig ve kitapları benim için popüler değil, anlaşılması gereken bir literatürdür. Takdir edersiniz ki Zweig, biyografi yazarı. Özellikle Dostosyevski, Balzac, Stendhal gibi kült yazarların hayatlarını ve edebi yönlerini kaleme almıştır.

Aslında Zweig'ın öykü ya da novellalarında kuvvetli bir üsluba ve konuma sürükleyen onun sağlam bir ruh ve fiziksel tahlil/tasvirleridir. Onun eserlerinin bu denli okunmasının ve talep görmesinin de sebebi budur, kanaatimce.

Normalde bu paylaşımım kitap yorumu paylaşımı olacaktı. Lakin benim bu konuda ağzına kadar dolan bir sabır kovam var. Bu kovanın içindeki sabır dökülmeye başladı artık.

Neyse sakinim efendim! Lütfen Zweig'ı ve eserlerini tiksindirmek için çok fazla çaba sarf etmeyin! Biraz da Geçmişe Yolculuk hakkında bıdı bıdı yapıp gideyim.

Zweig'ın diğer kitaplarına nazaran zaman boyutunda sıçramalar var. Bu alışık olmadığımız bir durum. Trene binen çiftimiz geçmişte yaşadıklarını anımsayarak oldukları zamanda bir hesaplaşma yaşıyorlar. Ancak şöyle bir durum da var ki klasik bir Zweig eseri, aşk anlatan. Yine bir savaş dönemi var ortada. Mecburiyet'te olduğu gibi. Fakat her kitabını birbirinden ayıran şu özellik bu kitabında da var, onları farklı kılan: Kuvvetli, aşikar ve sarsan ruh tahlilleri.

Bence Zweig eserleri, günümüz yazarları için kaliteli bir kılavuz rehber olabilir.

Sevgilerimle...

İnsan kısmı bir misafirhane,
Her sabah yeni birisi gelir.
Bir sevinc, bir bunalım, bir zalimlik,
Aniden farkına varmak birşeyin,
Hepsi beklenmedik misafir.
Hepsini karşılayıp eyle!
Evini vahşetle süpürüp,
Bütün mobilyalarını boşaltan
Bir kederler kalabalığı bile gelse.
Her geleni alnının akıyla misafir et.
Olur ki yeni bir zevk getirmek için
Boşalttılar evini.
Karanlık düşünce, utanç ve garez,
Hepsini gülerek karşıla kapıda
Ve buyur et içeri.
Minnettar ol her gelene
Kim gelirse gelsin.
Çünkü bunların her birisi
Öte taraftan bir kılavuz
Olarak gönderildi.

Küçük kara balık, bir alıntı ekledi.
10 May 13:27 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Ne var ki ruhen güçlü ve asil insanlar tavırlarını ne yaşadıkları bollukla ne de çektikleri yoklukla değiştirirlerken, ruhen bayağı ve düşük insanlar sadece talihi kendilerini kılavuz seçerler; yoklukla alçaldıkları oranda, bollukla da şişinirler. Hatta çoğu zaman böylelerinin bir menfaat bekledikleri ya da bir kötülüğü dokunacağını sezdikleri kişilerin önünde utanmadan eğildiklerine, aynı anda hiçbir beklentileri ya da korkuları olmadığı kişilere yüzsüzce büyüklük tasladıklarına tanık olmuşuzdur.

Duygular ya da Ruh Halleri, René DescartesDuygular ya da Ruh Halleri, René Descartes