• çöküşle başlıyorum güne, yükselen borsaya inat
    Bismillah deyip şeytanıma gülümserken
    aklım;
    yüz yıldır yıkılıp inşa olan hayretime takılıyor
    kimse bilmez
    her uçurumdan adını söyleyerek düştüğümü
    ne yapsam olmuyor çünkü
    suretini verdiğim posta memurları
    görevini kötüye kullanıyor

    bir miktar cesurdur herkes ıslık çalınca
    bense hüner sayarım yağmura direnmeyi
    şahidim yok, sokağım çıkmaz,
    nasıl diyeyim
    direnmek, kaybetmenin yarısıdır sevgilim

    yaşamakla bir yere varılmaz diye
    girmeden kaybettiğim tüm savaşlarda
    tek celsede ölüyorum
    bu çaputlar, bu kolonya, bu tütünlerle
    çürümüş yanlarımı sarıyorum
    bir bir kırılıyor içimin fay hatları
    kervanımızı eşkiyalar zapt etmiş
    korkacak değilim elbet
    ki sen gitmezsen, ki ben düşmezsem
    neye yarar bu yollar

    şimdi ben,
    acısı hafiflesin diye vurulan atlar gibiyim
    merhemini bir tüfekte arayan.
    yüzünün hendeğine takılmıştı ayağım, ellerim, gözlerim
    hangi yönde sıksan, aynı yerde ölüyorum.
    teselliye gerek yok
    hiç kıranla kırılan, bir olur mu sevgilim
  • 392 syf.
    ·3 günde·Beğendi·10/10
    Harika bir seriden yine harika bir kitap okudum. Bu aralar bu seriyi okurken korku hissederek okuyorum; çünkü Türkçe kitapların sonuna doğru yaklaşırken, Epsilon Yayınları'nın diğer kitaplarını bir türlü çevirmiyor olması üzüyor. Böyle güzel bir serinin: Devamını okuyabilecek miyim, kaygısı yaşamak kesinlik berbat! Bu kitabı okurken 24. kitap hakkında spoil yemek, yarama acayip tuz bastı. Umarım devamını okuyabiliriz.

    Neyse, yorumuma devam edecek olursam Eve için oldukça zor bir kitaptı; her davada zorluk payı oluyor ama cinsellikle ilgili davalarda Eve, geçmişinden dolayı daha fazla zorlanıyor ve biz, bu konudaki kırılma noktalarına tanıklık ederken bir taraftan da o güçlü yönüne tekrar tekrar şahit oluyoruz ve bu, kitabı mükemmelleştiriyor. Bazı insanların nasıl hastalık derecesinde bencil ve bağnaz olabileceğini; ailenin, yetiştirilme tarzının ne derece önemli olduğuna dair bir farkındalık yaşıyoruz. Bu tarz şeyler okumak sinirlerimi zıplatsa da, Eve'nin kendini paralayacak derecesinde bu işin peşinde olması daha hızla okumamı sağlıyor. Eve'nin geçmesiyle ilgili yeni bir şeyler olabileceğini hissediyorum ama bu, gerçekten olur mu, olursa hangi kitapta olur hiç bilmiyorum.

    Internet aracılığıyla biriyle tanışan bir kız, o kişiyle ilk defa yüz yüze görüştükten birkaç saat sonra ölüyor. Ölümün ardından ortaya çıkanlarla görünen o ki, kızımız biri tarafından baştan çıkarılmış ve fahişe adı verilen bir kimyasalla da öldürülmüştür. Katil, bunu isteyerek yapmamış olsa da, artık başka bir niyeti yoktur.

    Eve, her kitapta tükenmenin sınırlarında dolaşırken, Roarke, mükemmel bir adamımız onu yenilenmiş bir şekilde tekrar ayağa kaldırıyor. Ve insan ister istemez Roarke yokken Eve nasıl dayanıyordu, diye merak ediyor. Eve'nin bu kitaptaki halini görmek beni çok üzdü ve sanki gücü daha çabuk tükeniyormuş gibi hissediyorum. Buradaki güçten kastım, işini iyi yapmaması değil, özel anlarında kendini daha çabuk koy vermesi. Sonuç olarak yine çok beğendiğim bir kitap oldu. Aşığım bu seriye.