Mahatma Gandhi’nin hayatla ilgili sorulara verdiği cevaplar.
1) En güzel gün?
Bugün
2) En kolay şey?
Yanılmak
3) En büyük engel?
Korku
4) En büyük yanlış?
Vazgeçmek
5) Bütün kötülüklerin temeli?
Bencillik
6) En güzel oyalanmak şekli?
Çalışmak
7) En büyük çöküş?
Ümitsizlik
8) En iyi eğitmenler?
Çocuklar
9)Temel olan şey?
İletişim
10)Seni en çok mutlu eden şey?
Başkalarına faydalı olmak
11) En büyük gizem?
Ölüm
12) En büyük kusur?
Huysuzluk
13) En tehlikeli kişi?
Yalancı
14) En zararlı duygu?
Kıskançlık
15) En güzel hediye?
Bağışlama
16) En kısa yol?
Düz (doğru) yol
17) En güçlü duygu?
İç huzur
18) En iyi koruyucu?
Iyimserlik
19) En büyük güç?
İman
20) En gerekli kişiler?
Ebeveyn
21) Hayattaki en güzel şey?
Sevmek
22) En büyük en güzel sığınak?
Yaradan

Gandhi’nin hayatla ilgili sorulara verdiği cevaplar…
1) En güzel gün?
Bugün
2) En kolay şey?
Yanılmak
3) En büyük engel?
Korku
4) En büyük yanlış?
Vazgeçmek
5) Bütün kötülüklerin temeli?
Bencillik
6) En güzel oyalanmak şekli?
Çalışmak
7) En büyük çöküş?
Ümitsizlik
8) En iyi eğitmenler?
Çocuklar
9)Temel olan şey?
İletişim
10)Seni en çok mutlu eden şey?
Başkalarına faydalı olmak
11) En büyük gizem?
Ölüm
12) En büyük kusur?
Huysuzluk
13) En tehlikeli kişi?
Yalancı
14) En zararlı duygu?
Kıskançlık
15) En güzel hediye?
Bağışlama
16) En kısa yol?
Düz (doğru) yol
17) En güçlü duygu?
İç huzur
18) En iyi koruyucu?
Iyimserlik
19) En büyük güç?
İman
20) En gerekli kişiler?
Ebeveyn
21) Hayattaki en güzel şey?
Sevmek
22) En büyük en güzel sığınak?
Yaradan... Mahatma Gandhi

Gülhan Aşanboğa, bir alıntı ekledi.
Dün 18:22 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

"Her zaman söylemişimdir, kıskançlık gerçeklerden daha fazlasını bilir, diye"

Benim Hüzünlü Orospularım, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 78 - Can)Benim Hüzünlü Orospularım, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 78 - Can)
Yaren Bilici, bir alıntı ekledi.
Dün 14:00 · Kitabı okuyor · Beğendi

Hepimizin içinde mantıktan esinlenmeyen eylemlerle tüketilmesi gereken bir miktar enerji olduğuna inanıyorum; bu, çıkış yolunu, koşullara göre sanatta, tutkulu aşkta veya tutkulu nefrette bulur. Saygınlık, düzen ve rutin -yani modern endüstri toplumunun demir gibi katı disiplini- sanatsal dürtüyü köreltmiş ve aşkı verimli, özgür ve yaratıcı olmak yerine bunalıma veya gizliliğe mahkum etmiştir.

Haset, gaddarlık ve nefret hemen bütün piskoposlar sınıfı tarafından takdis edilirken, özellikle özgür olmaları gereken şeyler baskı altında tutulmuştur. İçgüdüsel yapımız iki bölümden oluşur; birisi kendimizin ve çocuklarımızın yaşamını geliştirmeye, diğeri ise rakip gördüğümüz kişilerin yaşamını engellemeye yönelir.

Birincisi yaşama aşkını, sevgiyi ve psikolojik olarak sevginin bir kolu olan sanatı içerir; ikincisi de rekabeti, milliyetçiliği ve savaşı. Geleneksel ahlak birincisini bastırmak, ikincisini yüreklendirmek için her şeyi yapar. Gerçek ahlak bunun tam tersini gerektirirdi. Sevdiklerimizle ilgili davranışlar içgüdüye güvenle bırakılabilir. Akıl kapsamına alınması gerekli olan ise nefret duyduğumuz kişilere karşı olan davranışlardır.

Günümüz dünyasında etkin olarak nefret ettiklerimiz bizden uzak olan gruplar, özellikle de yabancı uluslardır. Onları soyut olarak algılarız ve gerçekte nefretin ta kendisi olan eylemleri, adalete olan aşkımız ve benzeri yüce amaçlar için yaptığımızı ileri sürerek kendimizi kandırırız. Bu gerçeği bizden saklayan perdeyi ancak, büyük ölçüde kuşkuculukla kaldırabiliriz. Bunu ve kıskançlık çılgınlığının tedavisini gerçekleştirdikten sonra, kıskançlıklara ve sınırlamalara dayalı olmayan, dopdolu bir yaşam arzusuna ve başka insanların birer engel değil, birer yardımcı olacağının idrakine dayalı yeni bir ahlak oluşturmaya başlayabiliriz.

Bu ütopik bir beklenti değildir; Elizabeth İngilteresinde kısmen gerçekleşmişti. Eğer insanlar bir başkasının mutsuzluğu peşinde koşmak yerine kendi mutluluklarının peşine düşmeyi öğrenirlerse, bu beklenti hemen yarın gerçekleşebilir. Bu, hiç de uygulanmayacak kadar sert bir ahlak töresi değildir; ama benimsenmesi dünyayı cennete dönüştürebilir.

Sorgulayan Denemeler, Bertrand RussellSorgulayan Denemeler, Bertrand Russell
Acemi Okur, bir alıntı ekledi.
Dün 09:43 · Kitabı okuyor

İblis; Cin aslındandı.
Semada, Melekler yanında, Allah'a, öyle ibâdete koyulmuştu ki, kullarından, hiç bir kimse, Allah'a, onun gibi ibâdet edememişti.
Kendisinin, Âdem Aleyhisselâmın yaratılışına kadar böylece ibadet etmekten ayrılmamış olması, içinde taşıdığı kibir, gurur, azgınlık ve kıskançlık duygularını silemedi.

Peygamberler Tarihi, M. Asım KöksalPeygamberler Tarihi, M. Asım Köksal
Hande NUR, bir alıntı ekledi.
Dün 00:54 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kıskançlık bir illettir ve tarih boyunca nice değerli şahsiyetlerin ortadan kalkmasına , nice hânümanların sönmesine, ne yazık ki bu hastalık sebep olmuştur.

Ayaklı Kütüphaneler, Dursun Gürlek (Sayfa 51 - Kubbealtı Yayınları)Ayaklı Kütüphaneler, Dursun Gürlek (Sayfa 51 - Kubbealtı Yayınları)
Caner Tuncer, bir alıntı ekledi.
Dün 00:21 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Saadet ve kıskançlık mutluluk adı verilen kesrin pay ve paydasıdır.

Biz, Yevgeni İvanoviç Zamyatin (Sayfa 31)Biz, Yevgeni İvanoviç Zamyatin (Sayfa 31)
ozge, Koltuktaki Ölü'ü inceledi.
22 May 13:28 · Kitabı okudu · 6 günde · Puan vermedi

Son günlerde sitede o kadar güzel etkinlikler var ki bende kitaplığımda okunmayı bekleyen kitap sıralamamda bu etkinlikte yer alan eserlere öncelik veriyorum. Böylece hem kitap dostu olan bir çok arkadaşımla benzer yazar ve kitapları okuyup, fikir alışverişinde bulunuyorum, hem de okuma sırası kendiliğinden oluşmuş oluyor. Agatha Christie gençlik yıllarımdan beri keyifle okuduğum bir yazardır. #29346455 etkinliği kapsamında sırada bekleyen ve yine keyifle okuduğum bir kitabı oldu. Yazarın kitaplarında günümüz polisiyesi kadar sürükleyici, kanlı sahneler olmasa da benim için her zaman meraklı, naif bir dedektiflik roman yazarı. Yine bu kitapta da birçok kadın karakter var. Kadınların bu kadar bol olduğu bir ortamda dedikodu, kıskançlık ve romantizm de bolca yer alıyor.( Gerçi erkeklerin de dedikodu sevmediği söylenemez.) Yazarın kitaplarında işlediği ve yaşadığı dönemin izlerini taşıyan İngiliz yaşam biçimini seviyorum. Bazen yapay gelse de naif ilişkiler var. Genelde de karakterler arasındaki diyaloglar hafif tebessüm ettirici. Katil kolay bulunmasına rağmen sonuna kadar merakla ve keyifle okudum. Bunda Belçikalı dedektifin olayları nasıl bağlayacağının etkisi de büyüktü. Neymiş yediğine ,içtiğine dikkat edecekmişsin Günümüz polisiyesine göre basit ve sade olsa da istisnasız zekası ve muzipliği ile Agatha polisiyenin kraliçesi . Ancak kafama takılan ve eksik bulduğum bir noktayı paylaşmadan geçemeyeceğim . Bundan sonrası ipucu içerir. Kitabı okuyan bir arkadaşım varsa cevap verirse sevinirim. Kitapta 2 ölü var ve felçli olan Laura Welman nasıl ve kim tarafından öldürüldü? Bu konuya dikkat çekilmeye çalışılmış ama bağlanmamış . Olmadı Agatha abla ya beni meraklarda bırakıp gittin. Agatha gibi zeki ve esprili insanların sayısı umarım fazla olur.

Züleyha Çiçek, bir alıntı ekledi.
22 May 12:38 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

... Çünkü insanoğlunun alın yazısı böyle yazılmış, kadir ve mutlak Allah bunu böyle uygun görmüştü. Her dirhem iyiliğin yanında iki dirhem kötülük vardı. Nefret olmadan iyilik, kıskançlık olmadan büyüklük olmazdı. Nitekim yeryüzünde küçük de olsa, gölge vermeyen bir şey yoktu.

Drina Köprüsü, İvo Andriç (Sayfa 220 - İletişim Yayınları)Drina Köprüsü, İvo Andriç (Sayfa 220 - İletişim Yayınları)
Semina, bir alıntı ekledi.
22 May 12:20 · Kitabı okuyor

Şimdi bana teşekkür et. Şu son satırlarda delice bir şeyler (delice ve kıskançlık dolu) yazmak için duyduğum isteği bastırmayı başardım çünkü.

Milena'ya Mektuplar, Franz KafkaMilena'ya Mektuplar, Franz Kafka