nitekim, biz, diyordu; neden birbirimizle tanıştık? hangi rastlantı bunu istedi? hiç şüphe yok, birbirine kavuşmak için akan iki nehir gibi, aradaki mesafeye rağmen, ikimizin de üstünden kayıp gittiğimiz inişler bizi birbirimize doğru itti.
Aşk, ayrılıkla yavaş yavaş söndü, alışıklık kaderi yavaş yavaş boğdu, soluk semasına al bir renk vermiş olan yangın parıltısı perde perde kararıp kayboluverdi.
Bazen insan bir kitapta kendisininde aklından geçmiş bir fikre, ta derinden hatıra gelen silinmiş bir hayale rast gelir ki bu, en ince hissinizi anlatıyor sanırsınız.