Bazen içimdeki yalnızlığın içimden taşacağını sanıyordum; bazen de ağlamanın ya da çığlık atmanın ya da isterik kahkahaların bir şeyi çözüp çözmeyeceğinden emin olamıyordum. bazen dokunmayı ya da dokunulmayı kimsenin beni asla bulamayacağı öteki evrendeki bir uçurumdan düşeceğimden neredeyse emin olduğumu hissetmeyi öyle umutsuzca istiyordum ki.