• 328 syf.
    ·8 günde·10/10
    Hannibal Doğuyor hannıbal kardeşi Mischa' nın intikamını almak için kin ve öfkeyle geçen serüveni anlatılıyor. Kitabi okuduğumda pek bir şey anlayamamıştım ta ki filmini izleyene kadar o kadar güzeldi ki, sadece kafama takılan bir kaç soru var sanırım onların cevaplarinida diğer kitaplardan bulmam gerekecek. Cinayet kitaplarını pek seven birisi olmasamda bu kitap bir harika..
  • 234 syf.
    ·3 günde·Puan vermedi
    İhtimaldir ki şair "Aklı olan delirsin!" Sözüyle ilgili eserin, tabiri caizse, özetini bizlere sunmuş.
    Akıcı ve kolay bir üsluba sahip olan eserde öncelikle Kur'an'da delilikle ilgili olan yerlerden bahşedilmiş ve sonrasında da "cünûn" (deli) kelimesinin filolojik incelemesi yapılmış. Bunların peşine de bazı akıllı deliler ve bedevi delilerden bahsedilerek eser tamamlanmış.
    Bu konuyla ilgili olarak okuduğum ilk kitaptı. Oldukça enteresan örnekler ve kıssalar barındırıyor. En başlarda adeta müellif akademik bir incelemede bulunmuş ve sonrasında da bunu örneklerle desteklemiş.
    Keyif almak için okunacak, insana farklı bir bakış açısı katacak bir kitap olduğunu düşünüyorum. İlgisi olan, farklı ve yormayacak bir kitap okumak isteyenlere tavsiye edilir efendim.
  • edaslibrary_
    edaslibrary_ Bir Ömür Nasıl Yaşanır?'ı inceledi.
    @_edanurozkan·21 sa.·Kitabı okumadı
    Bir Ömür Nasıl Yaşanır | Kitap Yorumu
    Merhabalaaar
    Kitabı çıktığından beri almak istiyordum ve yeni okumak nasip oldu. İlber hocanın söyleşilerini, yazılarını ve makalelerini okuyorum ve o yüzden bu kitabı seveceğimi tahmin etmiştim. İlk defa söyleşi türü bir kitap okudum ve hiç sıkılamdım. Videolarını ve söyleşilerini dinlediğim için her anlattığı şeyi onun ses tonundan okudum ve çok güzeldi sanki karşımda oturmuş bana öğüt verip anlatıyormuş gibi hissetim. Bir ömrün nasıl dolu dolu yaşanacağını en iyi anlatabilecek kişilerden biridir bence İlber Ortaylı. Anlatım tarzını sevdiğim ve çok değerli bulduğum biri olduğu için önerdiği her şeyi işaretledim, kitabın yarısından fazlasının altını çizmiş oldum böylece. Bu kitabı genç yaşta okuduğum için şanslı hissettim. Umarım bir gün söyleşisine gitme şansını yakalarım Kitap sekiz ama bölümden oluşuyor. Başlık başlık hayat hakkında püf noktalaro anlatıyor. Seyahatlerinden, eğitim hayatından, insan ilişkilerinden, müzikten ve daha birçok şeyden bahsediyor. Herkese okumasını tavsiye ederim.
  • Hayatımızı düzgün yaşamak için mutlaka okumaya devam etmemiz lazım.Boş zamanlarımızda yararlı eserleri okumak onlardan ders çıkarmak lazım..
    Yalnız okurken bizi bekleyen bir tehlike var.Kitapta yazılan her şeyi almak yerine işimize yarayan bilgileri almak daha iyidir.Şayet bir kitap bize baştan sona güzel şeyler söylüyorsa elbette kitabın bütünü üzerinde alacağımızı alabiliriz..
  • 216 syf.
    ·7 günde·10/10
    Kitap grubumuz tarafından belirlenen bir kitaptı Kahire Modern.

    Mısırlı olan yazar "Necib Mahfuz", 70 yıllık kariyeri boyunca 34 roman, 350 civarında kısa hikaye yayımlamış. Kitaplarının çoğunda, hayatının tamamını geçirdiği ve Nobel ödülünü almak için dahi ayrılmadığı Kahire'nin tarihi mahallesindeki yaşamı, modern ve geleneksel yaşam arasında denge kurmaya çalışan insanları anlatmış.

    Kitap, son sınıf öğrencisi olan dört arkadasin hikayesi ile başlasa da zamanla, Mahcub'un hikayesine donusuyor. Mahcubun gözüyle Mısırdaki yozlamış sistem satirik bir şekilde anlatılıyor. Tahsin Yücelin Mutfak Çıkmazı kitabındaki "İlyas üzerinde üzerinde kurulan beklentiler, talepler, o kişinin kendini bir engelde nasıl toparlayacağını bilememesi, ruhsal çöküşler, hayatın herkesi farklı delirtmesi , onu istenmeyen ya da taahül edilemeyecek seviyeye getirmesi gibi " duygular Necib Mahfuz tarafından Mahcub'un hikayesinde kendine yer buluyor.

    Kısa bir kitap olmasına rağmen oldukça akıcı bir kitap, şiddetle tavsiye ediyorum.........

    -Seçilmek icin yüzlerce lira harcayan bir vekil yoksul birakilmis insanlari temsil edemez.
    -"Toplum bazı şeyleri erdem,diğerlerini kusur olarak dayatan kadim bir büyücüydü."
  • 211 syf.
    ·6 günde·7/10
    Söz konusu yazarı över nitelikteki yorumları okudukça acayip merak ettim.İlla bu değil ama herhangi bir kitabını.Hem Nobel var işin ucunda. Bu sebep herhangi bir eseri olabilirdi.Nasip,
    'Kırmızı saçlı kadın' a imiş :)Kitap üç bölümden oluşuyor.Fakat ilk bölüm;üççüzotuzüç.Çünkü izafiyet.Okudum, okudum, okudum....Oku oku bitmiyor da çünkü. Nasıl keyif alarak yazılmışsa artık,bir sonraki evreye varmaya kıyamamış Pamuk.Yine de azimle ve yılmadan devam ettim.O meşhur kör kuyular aydınlanınca iyi ki yarım bırakmamışım dedim.

    İkinci bölüme geldiğimde siyasi ve sol görüşe doydum diyebilecek kadar yer verilmişti. Bunun yanı sıra motifler öyle güzel işleniyordu ki;ite kaka okuduğum satırlar yerini hayranlıkla ve merak ederek okumaya bıraktı diyebilirim.Bir ara gözlerimi dolduracak,içimi yakacak kadar ileri gitmeye kalktı ama ben aylaynırımı ve haylaytırımı bozmamaya özen göstererek gözyaşlarımı silip toparlandım.Çünkü bir haylaytır ve aylaynır neredeyse üş milyar yediyüz elli milyar olmuş.

    Üçüncü bölümde ise bir ve ikide sinyallerini verdiği konuyu detaylı ele alarak noktayı koyuyor.Yalnız burada bir çok kurgu hatası vardı bana göre.Yani seyirci artık yemiyor bunları biliyorsunuz.Biz görmüyor muyuz arkadaki ipi.Gözüme batsa da yine de rahatsız etmedi.Bir çok yönünden ele alınacak bir hikaye-efsane aslında.Ben kadın gözüyle değerlendirmek istiyorum,diğer türlüsü için yeterli birikim ve hissiyatta sahip değilim çünkü.

    Benim en fazla aldığım mesaj K I R M I Z I saçın üzerinden K I P K I R M I Z I bir kalemle hatta
    N E O N bir K I P K I R M I Z I kalemle geçilmesiydi.Yani bunca zaman toplumumuzun zihniyetinde yer edinmiş renk,ses,koku,kılık kıyafet tabularını zinhar yıkamayacağımızı inatla kıpkırmızı kusuyordu.Şöyle ki;
    •Kırmızı saç,ruj veya oje
    •Yüksek ses
    •Şekerli bir koku
    •Etek
    dersem aklınıza, her biri erkekliğin kitabını yazmış adam gibi adamların evlenebileceği bir hatun gelir değil mi?Bence kesin öyle.Çünkü bu ülkede sözünü ettiğim adamlar, kadınları oje tercihinden tutun her ayrıntısına kadar bu minik ama çok etkili ipuçlarıyla hayatlarına alacağı veya almayacağını belirler.Bunlar çok önemli kıstaslar.Bunlara dikkat edelim.

    Akşamları, soyduğu meyveyi bıçağın ucuna takıp kociştoşkosuna sevgiyle ve pıtır pıtır pıtırdayarak uzatırken, fonda Demet ablamızın o meşhur şarkısının yankılandığı hayatı yaşamak isteyen genç kızlarımıza nacizane tavsiyem;

    •Saç renginiz kırmızının hiçbir tonu olmayacak.En fazla ombre çünkü fazla sarıda tehlike arz ediyor.
    Unutmayın en fazla Ombre.

    •Ojeniz, 319 rakı beyazı ve bu tonlarda yapacağınız en büyük çılgınlık french olsun beyaz gelinliğe bile sırıtmıyor.

    •Mutlaka hafif kokular.Çiçek,börtü vs..olacak,efil efil kokacaksınız.Baharat yine tehlike arz edenler arasında ama şeker notaları duyulduğu anda kapının önüne koyarlar dediydi dersiniz.

    •Kıyafete gelince o çok büyük bir teferruat ama bir joker olarak,etek veya dar pantolon kara listede bunu unutmayın yeterli.


    Türk toplumunun gereksiz ve yıpratıcı tabuları ustaca kaleme alınmış.Hepimiz istiyoruz hiçbir kitapta yeri olmayan ,"kız kızım kocan kızmıyor mu?”diye baskılayan teyzelerin,amcaların koyduğu,inandığı ve inandırılmaya çalışılan kurallar artık olmasın.En azından yıl olmuş 2020 Türkiyesinde olmasın.Ama şimdi gece gece olacak şey var,olmayacak şey var.Herkes tamamsa bitiriyorum.Fazlası spoilere girercek.Mutlaka bu veya herhangi bir kitabını okuyun derim.Ben çok keyif aldım ve sadece anlatılmak istenenin bir tanesini ele aldım.Tabi kendi üslubumla ve amatörce.Ele almak denince insan geriliyor ister istemez.