• "Gün Sönümü Çiçekleri" Atiye Güner Tümüklü’nün okuduğum ilk eseri. 2017’de Kuşadası’nda kurulan kitap fuarı sayesinde tanıştım kendisiyle. İmzalı bir kitabım daha oldu böylelikle.

    Tümüklü pek tanınmayan, ama kalemi sağlam yazarlardan. Roman, yazarın edebiyat dünyasındaki özgünlüğünü apaçık ortaya koyuyor. Bir Erendiz Atasü gibi kalemiyle estetik bir haz uyandırıyor gönüllerde.

    Nice kalem erbabı yaşarken hak ettiği değeri görmeden göçüp gidiyor dünyadan. Oysa bir yazar hem kendini tatmin etmek hem de çok okunmak için yazar. Para arkadan gelir, ancak asıl önemli olan yazarın okuruyla buluşması, o kitabın okura ulaşmasıdır. Çünkü okurun görmediği, tadına varamadığı, görmezden geldiği ya da göz ardı ettiği kitap aslında hiç hak etmediği öksüz muamelesine maruz kalmaktadır. Bu kitap, belki de çok okunan bir kitaptan daha fazla emek harcanarak hazırlanmıştır. Ama okurlar başka yazarlara yönlendirildiği için böyle kitaplar ikinci plana düşmektedir. Sürekli Elif Şafak’ın kitaplarının pompalandığı Türkiye piyasasında Tümüklü gibilerinin fazla yer bulamaması pek de garipsenecek bir sonuç değildir. Çünkü yayın dünyası kimi parlatıp kimi parlatmayacağını iyi bilmektedir. Bu yüzden satış sayısı bakımından Tümüklü gibi yazarların tatmin olmaması doğaldır.

    Nice yazar var değeri bilinmeyen. Biraz da çokluktan kaynaklanıyor bazı yazarların okunmaması. Okura da fazla haksızlık etmeyelim. Çok kitap var ve okur hangi birini okuyacağını şaşırıyor. Hemen hemen her gün yüzlerce kitap basılıyor. Bunlardan bazılarının okuyucu bulmamasına pek şaşırmamak gerek. Bir de herkes okumuyor. Okurların tercihleri arasına girmeyi, dikkatini çekmeyi başarmak gerekiyor. Oysa okuma oranı çok yüksek olsa her kitap kendine bir okuyucu kitlesi bulur.

    Tümüklü bu romanında kadınları ve kadınlığı ele almış. Yarattığı on iki karakterin hepsi de kadın. Hepsinin öyküsü birbirinden farklı. Bu öykülerin bazıları komik, bazıları düşündürücü. Ama hiçbiri bize yabancı değil. Hepsi bizim toprakların kokusunu barındırıyor içinde.

    Baştan sona kadınlarla örülü, kadınların yaşadıklarını, çektiklerini anlatan bir kitap Gün Sönümü Çiçekleri. Bu kadınlardan kimi yalnız, kimi kuvvetli, kimi duygusal, kimi şakacı, kimi sabırsız. Hepsinin ayrı ayrı karakteri var. Ama ortak özellikleri hayata tutunabilmek. Tümüklü’nün kadınları ayakları yere sağlam basanlardan. Yaşamayı seviyorlar. Geçmişle yüzleşmekten kaçınmıyorlar. Geçmişteki saflıklarına gülüp geçmeyi biliyorlar. Kasıntı tipler değiller. Geçmişte yaşadıkları iyi anıları da kötü anıları da paylaşabiliyorlar. Birbirlerinden çekinceleri yok. El âlem ne der gibi bir dertleri yok. Sonuna kadar açık sözlüler. Tüm saflıklarıyla döküyorlar dertlerini bir bir ortaya.

    Tümüklü okunması çok da kolay olmayan, elinize aldığınızda bir çırpıda bitiremeyeceğiniz türden bir kitap yazmış. Çünkü hem Türk edebiyatındaki anlatım olanaklarının sınırlarını zorlamış hem de günlük hayatta pek kullanmadığımız sözcüklere yer vermiş. Bu okuma zorluğu, bazı karakterleri yerel ağızla konuşturmasından da kaynaklanıyor. Dolayısıyla popüler kitapları devirmeye alışkın olanların zevkine hitap eden bir kitap değil Gün Sönümü Çiçekleri. Anlamak için biraz kafa yormak ve zaman ayırmak gerekli.
  • Kitabı Bitirdim Yazarı hakkında bir kaç bir şey söyleyeyim Bu Sene gerçekleşmiş olan Ankara Kitap Fuarı'a gelmişti çok beyefendi bir adam gördüm güler yüzlü herkese hoş görülü bir adam gördüm kitaba gelirsek oyunu beni çok korkutuyordu oyunu kadar korkçuk değil ama etkileyici bir eser birincisi kadar olamaz ama devamını okumak Farzdır :)
  • Arap edebiyatının temel eserlerinden olan Binbir Gece Masallarını yabancı eserlerde görünce, okumak istemiştim. İzmir Kitap Fuarı'na gidince aldım ve ilk kitabını bitirdim (aslınd özel basım iki cilt) . Ne yalan söyleyeyim beğenmekten çok yadırgadım. Çok afedersiniz bu benzetmeyi kitabı yansıttığı için kullanmak zorunda kaldım, aklı bilmem neresinde denilir ya bazı kötü insanlar için, kitabın içi de öyle! Kurgu olarak güzel ve iç içe masallarla zengin bir havası var.
    Kitabın başındaki bilgi bölümünde okuduklarım beni heyecanlandırdı. Sanırım o bilgileri bulmak ve görmek için sabırla okunur. Yabancı eserlerdeki etkileri...Mesela U. Eco'nun Gülün Adı romanına etkisi...
  • (2004 Bologna Çocuk Kitapları Fuarı)
    Kapak görseli ile hoşnut olmadığım ama içini açınca mucizevi şekilde beni etkileyen bir kitap. Çizimlerine hayran kalacaksınız. Yazı tasarımları ise gerçekten dinamik. Kendine has olmuş. Anlatım dili de güzel.
  • Bir ara geceleri uyumaz, radyo programı dinlerdik. Bir ara dediğim 2005'ler falan. Bir kanalda Ömer Köroğlu aşk hikayeleri okurdu, öteki kanalda Zeki Kayahan Coşkun, milleti sokakta bağırttırır, bol bol eğlendirirdi bizi. Sonra sabah okula gidip, gece kuşları olarak kim neyi dinlediyse anlatırdı. O ara kitap yazdı Zeki, gerçi 3. kitabıymış ama benim onu dinlediğim ve yaşımın yettiği 3. ye yetişebilmişti. İnternet falan da hak getire. Şimdiki gibi "yazalım da suratını bir görelim bu adamın" yok tabi. Heyecanla gidip almışım kitabı, kahkaha ata ata okumuşum. İzmir Kitap Fuarı'na geleceğini duymuşum sonra, bu fırsat kaçar mı?

    Çocukluk/ilk gençlik zamanları sanat yoluyla size ulaşan her kimse/şey için hazinedir. Asla unutmaz ve mutlaka bir şekilde karşılaşırsınız.

    "Meğer Annem Haklıymış" da sizi bol bol küçüklüğünüze/gençliğinize götürecek bir kitap. Demin bir arkadaşın paylaşımıyla rastladım yine keyfim yerine geldi. "Anneeeee aynı sen, ay resmen bir tek benim annem yapmıyormuş, a aa aynısı yaa" nidalarıyla okuyacağınız, çok eğlenceli bir kitap. Rastlarsanız önce kitaba, sonra da koşup annenize acilen sarılın :)

    Sevgiler.