Tiyatro belki de sanatların en zorudur,çünkü üç bağlantı,eş zamanlı olarak mükemmel bir uyum içinde gerçekleştirilmelidir:oyuncunun kendi iç dünyasıyla,rol arkadaşlarıyla ve seyirciyle olan bağlantıları.
Tiyatro sıkıcı olmamalıdır. Gelenekçi olmamalıdır. Beklenmeyen olmalıdır. Tiyatro, Şaşırtmaca, heyecan, neşe ve oyunlar aracılığıyla bizi gerçeğe götürür. Geçmişi ve geleceği şimdiki zamanın bir parçası yapar, bizi normal olarak sarıp sarmalayan şeylerle aramıza bir mesafe koyar ve normalde bizden çok uzakta olan şeylerle aranızdaki mesafeyi yok eder.
Totaliter baskı günlerinde tiyatro insanın kendini kısa bir süre için bile olsa özgür hissedebileceği,ya daha romantik, daha şiirsel bir varoluş biçimine kaçabileceği, ya da seyircinin isimsizliği içine sığınıp korunarak, otoriteye meydan okuyan etkinlikleri hep birlikte alkışlayıp gülebileceği nadir yerlerden biriydi.
Boş bir alan alabilirim ve ona çıplak sahne derim.Bu boş alandan biri yürüyerek geçerken bir başkası izler.Tiyatro eyleminin gerçekleşmesi için gereken sadece budur.