Dostum, seninle fuarda yollarımızın kesişmesiyle başlayan süreç, ikimizin de yaşamını kökünden değiştireceğini sanıyorum. Bu karşılaşama, sağlam, müstesna bir arkadaşlığın başlangıcı oldu…
Aşkın ateşli savunucusu, İslam aleminin ışığı ve barışçı maneviyatının kapısını ardına kadar açık tutan, Mevlana gibi, bizim arkadaşlığımız da iki ummanın kavuşmasına benzedi! Sen de, savaşmak yerine nefsini terbiye etmeyi savunanlardansın. Biliyorum, bunu herkes kabullenemez…
İnsanlarla kavga etmek yerine, dürüstçe konuşup, doğruyu anlatama taktiğini kullandığını biliyorum! Kendini sevenin, güzel olanı sevilmemesi mümkün mü? Sen kendine güzel muamele etmezsen, hiç başkaları sana güzel şeyler eder mi? Senin o güzel duygu ve düşüncelerin yüzüne yansıyor. Farkındayım! Bu da eğitimle ve öğretimle oluyor elbette…
Biliyor musun Adem Hocam, insanların karşılaştıkları sorunların çoğunun temelinde kitap okuma eksikliğidir. Okumak, kişinin daha fazla kavramasına ve düşünme kapasitesini geliştiriyor...
Gözlerimi yakıyor bazen bu güneşin ateşi! Ama olsun! Işık beni yaksa da, karanlıkta dünyamı aydınlatıyor! Zaten benim içimdeki ateş, Allah tarafından tutuşturulmuş! Belli ediyorum sevincimin heyecanını, değil mi?