Kralların taht uğruna dünyayı ateşe verdiği, imparatorluk sınırlarının kanla çizildiği karanlık bir çağ...
Sıradan bir askerin kaderi, geçmişin küllerinden doğan lanetli bir kılıçla kesiştiğinde, zaman yavaşlar ve içindeki bastırılması imkânsız o karanlık uyanır. Savaş meydanlarının acımasızlığı onu adım adım insanlığından uzaklaştırırken, zifiri karanlığına sızan gizemli bir ışık, en kanlı savaşlardan bile daha amansız bir aşkı tutuşturacaktır. Ancak bazı lanetler taşınmaz; sahibini içten içe, yavaşça tüketir. Kayıp, ihanet ve kadim sırlarla örülü bu epik destanda, krallıkların değil insanlığın kaderi belirlenirken; Alcadraz, sadece düşman ordularına karşı değil, kendi ruhuna karşı da kılıç çekmek zorunda kalacaktır.
Kara Taç, bir savaştan çok bir dönüşümün başlangıcı.