1000Kitap Logosu
Amok Koşucusu
Amok Koşucusu
Amok Koşucusu

Amok Koşucusu

OKUYACAKLARIMA EKLE
8.1
18,1bin Kişi
68,6bin
Okunma
15,5bin
Beğeni
557bin
Gösterim
141 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 3 sa. 60 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · Can Yayınları · Ocak 2014 · E-kitap · 9789750721182
Diğer baskılar
İntihar, Stefan Zweig'ın zihnini gençlik yıllarından beri meşgul eden bir kavramdı. Yaşamanın bir anlamı kalmadığını anladığı anda yaşamına kendi eliyle son verebileceğini daha üniversite yıllarında söylemişti. İlk evliliği sırasında karısı Friederike'yi kendisiyle birlikte intihar etmesi için zorlayan, sonra bu düşüncesinden vazgeçen Stefan Zweig, yıllar sonra, İkinci Dünya Savaşı sırasında, ikinci karısıyla birlikte yaşamına son verdi. Yazar, önceki intihar girişimlerinden vazgeçmiş olsa da korkularını, romanlarındaki ve öykülerindeki kahramanlara yaşatıyor. Amok Koşucusu'nda yer alan öykülerin ortak izleği de intihar. Kendi yaşamından ya ada tarihteki gerçek kişilerin yaşamlarından kesitler katarak yazdığı bu öykülerde Stefan Zweig'ın duyarlı kişiliğini, olağanüstü gözlem gücünü olduğu gibi sayfalara yansıttığını görüyoruz. Yazdığı öykülerin en başarılı örneklerinin yer aldığı bu kitapta, bir uzun öykü olan Amok Koşucusu bir baş yapıt. İnsanı en güçsüz, en savunmasız yönleriyle ele alıp, insan ruhunun en derin katmanlarına inmeyi bilen, bütün bunları son derece canlı, ayrıntılı, çok yönlü bir anlatımla kaleme alabilen, okuru gerçekten etkileyebilen bir yazar Stefan Zweig. Yazdıklarının üzerinden bunca yıl geçmiş olmasına karşın, öykülerinin, romanlarının bugünkü kuşaklar tarafından da aynı ilgiyle okunması, onun kalıcı bir yazar olduğunun en büyük kanıtı. Amok Koşucusu'nun bu yeni çevirisinde, daha önceki basımda yer almayan öyküler de bulunuyor. İnce Kapak:
5 mağazanın 172 ürününün ortalama fiyatı: ₺7,28
Kitabı Dinlebi İle Hemen Dinle
2 sa. 14 dk.
8.1
10 üzerinden
18,1bin Puan · 2485 İnceleme
Semih
Amok Koşucusu'yu inceledi.
64 syf.
·
2 günde
·
8/10 puan
“Gerçekten hiçbir şey hatırlamıyorum, bana ne oldu bilmiyorum… Neden bu kadar çok Zweig kitabı okumaya başladım, bilmiyorum...” Stefan Zweig okuyanlar bilir, Zweig'in bir kitabını okuyan kişi artık iflah olmaz ve bütün kitaplarını okumaya başlar. Adeta bir Amok Koşucusu gibi... Peki Amok koşucusu nedir? Hemen cevaplayayım, bir tür çıldırma durumudur. Bu tabir, bugün dünyanın her yerinde benzer cinnet olaylarında faili tanımlamak için kullanılır. Kökeni bir çeşit intihar saldırısı geleneğine dayanır. Amok koşucusu sonuna kadar savaşır sonunda savaştığı şey uğruna ölür. Hem ülkemizde, hem de dünyanın pek çok yerinde, bir dizi insanı öldürüp ardından kendisini öldüren insanların haberlerini sürekli duyuyoruz/okuyoruz. İşte bunların hepsi birer amok koşucusu. Bu durumun aktörlerinden, şayet hayatta kalanlar varsa, ifadeleri de genelde şöyledir; “Gerçekten hiçbir şey hatırlamıyorum, bana ne oldu bilmiyorum…” İşte amok koşucusu da böyledir. Bir çıldırma haliyle harekete geçer. Kendisinin gücü kalmayacak ve artık düşüp ölecek hale gelene kadar karşısına çıkan her şeyi yok etme eğilimindedir. Esasen yazarımız Stefan Zweig da bir amok koşucusudur. Yaşamına intihar ederek son verdiğini düşünürsek, kısmen de olsa yazarın da bir amok koşucusu olduğunu söyleyebiliriz.
Amok Koşucusu
8.1/10
· 68,6bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
81
1.209
Rana Betül
Amok Koşucusu'yu inceledi.
64 syf.
·
1 günde
·
9/10 puan
Çokça inceleme vardır bu kitap hakkında eminim, çokça okunması bu kitabın, ne güzel. Bense bir anda başladım ve bir anda bitti Amok Koşucusu. Bitti ama ilk okuduğumuz satırlar olan " 1912 yılının Mart ayında Napoli limanında, gazetelerin hakkında oldukça kapsamlı , ama hayali unsurlarla süslenmiş haberler yayımladıkları tuhaf bir kaza meydana geldi." cümlesinin altında yatan o hikaye ve hikayeyi biliyor olmanın verdiği duygu bambaşka bir kalıcıkta. Çünkü bu kitabın okuyucuları olarak biz; o pek de konforlu olmayan kamarada yolculuk eden , yolculuktan çok sonra tuhaf bir kaza hakkında geçiştirilmiş satırları okur okumaz, gazete sayfasının arkasından ay beyazlığında bir yüzün, parlak gözlüğüyle bir hayalet gibi bize baktığını hisseden o beyefendiyiz. Artık bizde kitaptaki sırrın bir parçasıyız ve merak ediyorum, acaba bu sırrı doktorumuz gibi saklayabilecek miyiz?
Amok Koşucusu
8.1/10
· 68,6bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
36
Aleyna
Amok Koşucusu'yu inceledi.
64 syf.
·
Puan vermedi
Amok Koşucusu
İlk kez inceleme yazmanın heyecanı içindeyim. Umarım bir kaç kişiye de olsa kitap hakkında fikir beyan edebilirim. Amok'un kelime anlamını dahi bilmeden elime aldım kitabı. Anlamını öğrendikten sonra durup düşündüm kendi kendime: Ben bugüne gelene kadar Amok Koşucusu oldum mu, yoksa bir gün olacak mıyım? Böyle bir durumla, o bunaltı ve mahvolmuşluk hali içinde ne kadar da dayanabilirim bilemedim. Açıkçası kitabın kahramanı doktorun, bir kaç saatlik süre içinde tanıdığı o kadının sırrını saklamayı içinde bu denli büyütüp kendi hayatına tercih etmesini çok büyük bir vicdan olarak görüyorum. Kadının ölmesi sanki onun suçuymuş gibi düşünüyor ama kadın kendi zevkleri için yaşayan ve biraz da kendini beğenmiş bir tip. Doktorun Amok içinde olmadığını düşünerek söyleyecek olursam, bu sırrı saklamak adına kendini ölümün kollarına atar mıydı? Bence yapmazdı. Ama o fedakar ve aziz doktor olarak öldü. Bir gün Amok koşucusu olmamak dileği ile.
Amok Koşucusu
8.1/10
· 68,6bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
36