6,5/10  (2 Oy) · 
3 okunma  · 
1 beğeni  · 
240 gösterim
''Yorganın içinde sapsarı bir baş görmek alışık olmadığım bir durum.Sıcakça yanımda yatıyor.Saçları terlemiş,boynuna yapışmış biraz.Yüzünde hafif bir gülümseme var.Bir meleğin masumiyeti içinde derin bir uykuya dalmış.Bense uyuyamıyorum bir türlü.

Yatakta biraz itekleyip kendime yer açayım derken tanıdım Angelika'yı.Dokununca anladım içindeki doluluğu.İçinde çizilecek resimler,söylenecek şarkılar olduğunu,kuşları,kaplumbağaları,köpekleri,köstebekleri,çilekli ve limonlu dondumayı sevdiğini anlamak için büyümüş bir kız olmama gerek yoktu.Bunda anlamayacak birşey yok.Konuşmanın şart olmadığını,görmenin ve dokunmanın daha esaslı bir anlaşma yolu olarak aramızda uzanıp gideceğini hissedebiliyordum.Uyanır uyanmaz bana gülümseyeceğine,hemen evcilik oynamaya başlayabileceğimize adım gibi inanıvermiştim.''

Bir toprakta yabancı olmak,kadın olmak,yaşamak,yazmak.Ramazanoğlu'nun kadınlık,yabancılık,ötekilik ve dışarıda olma hallerini öykğlediği satırlar birçok insanlık durumunu gözler önüne seriyor.Şu dünyada hangimizin yabancı,hangimizin yerli olabileceğini,dahası bu adlandırmaların sahiciliğini,imkanını tartışıyor Angelika'nın,Alissa'nın,Mukadder'in,Hüküm'ün ve diğerlerinin hikayelerinde.
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2015
  • Sayfa Sayısı:
    140
  • ISBN:
    9786055147020
  • Yayınevi:
    Kapı Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 1 Alıntı

Elif 
06 Mar 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İnsanlara bir erdem anlayışı içinde yıllarını yatırdıkları ideallerinin beyhude olduğunu müjdelemekten daha manasız ne olabilir ki. Aslında sinirime dokunan, varsa bir bildikleri, yanlış idealleri doğru olanlarla değiştirmeyi önermek yerine, artık gündelik çıkarlarımıza odaklanma saatimizin geldiğine, bunu çoktan hakettiğimize dair nutuklar çekilmesiydi.

Angelika, Yıldız RamazanoğluAngelika, Yıldız Ramazanoğlu