Köyünde okul yoktu; ilkokulu dört yılda üç ayrı yerde okudu. At sırtında üç dört saat yolculuk yapılan iki ayrı köyde iki yıl okuduktan sonra Sivas merkez Çiçekli İlkokulu’na gitti. Kayıt için nüfus cüzdanı gerekiyormuş; ilkokul dördüncü sınıfta kimliği oldu!
İlkokulu bitirdi; ailevi sebeplerle bir yıl ara verip babasına çiftçi çıraklığı yaptı. Sivas’ın güzelim soğuğunda güzlük ekin ekmenin ve güneşin doğmasını titreyerek beklemenin zevkini tattı!
Yıldızeli Pamukpınar İlköğretmen Okulu sınavlarını kazanarak ilkokul öğretmeni olmak üzere tekrar okumaya başladı. Son sınıfa geçtiğinde Yüksek Öğretmen Okulu’na seçildi, Ankara’ya gitti; Hazırlık sınıfını tamamladı. Üniversite sınavları sonucunda DTCF Türkoloji Bölümü’ne kaydoldu. İlköğretmen Okulu’nu ve Yüksek Öğretmen Okulu’nu “devlet baba”nın şefkatli gölgesinde, yatılı okudu.
1972 yılında DTCF ve Yüksek Öğretmen Okulu’ndan mezun oldu ve ilk görev yeri olan Edirne’ye Erkek Öğretmen Okulu Edebiyat Öğretmeni olarak atandı. Böylece, ikinci ve hayat boyu sürecek öğrenme aşamasına geçmiş oldu.
Üç yıl sonra yüksek öğretime geçti. O günden bugüne, “öğrenme”nin tadını alarak çalıştı. Hocalarından öğrendiklerine kitaplardan, arkadaşlarından ve öğrencilerinden öğrendiklerini ekledi. Öğrenmeye devam ediyor.
Lisansüstü çalışmalarında sağlık, talihsizlik, maddi imkânsızlık gibi engellerle karşılaştı; bazı hainlikler de gördü. Gecikmeli de olsa “masanın beri tarafına” geçmeyi becerebildi!
Eskişehir Eğitim Enstitüsü, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Ahmet Yesevi Türk-Kazak Üniversitesi, Girne Amerikan Üniversitesi ve halen Lefke Avrupa Üniversitesi görev yerleridir. Müdür yardımcılığı, bölüm başkanlığı, yüksekokul müdürlüğü, araştırma merkezi müdürlüğü, genel sekreterlik, dekanlık gibi değişik idari görevler yaptı.
Yeni Türk Edebiyatı alanında çalışıyor. Şiir ve şiir dili üzerinde didinmeyi seviyor. İğneyle kuyu kazdığını söyleyenler de oluyor, boşuna uğraştığını söyleyenler de! Elinde iğne varsa neden boşuna uğraşmış olasın...
İlk eseri olan Arif Nihat Asya’nın Nesirleri adlı incelemesi 1991’de yayımlandı. İlk yazısı 1968’de bir dergide çıktığında bundan daha çok sevinmişti! 1995’te Irmak Dağlar Ötesinde, 1995’te Üniversiteler İçin Türk Dili (Komisyon), 1997’de Arif Nihat Asya’nın Şiir Dünyası, 2004’te Tanzimat Dönemi Edebiyatı (İkinci baskısı: 2006), 2006’da Arif Nihat Asya adlı psiko-biyorafi, 2009’da Bayrak Şairi Arif Nihat Asya’dan Seçmeler (Yedinci baskısı: 2018), 2017’de Hasret Damlaları adlı kitapları çıktı. Okumak gibi, yazmak da insana çok şey öğretiyor.
1997 yılında Arif Nihat Asya’nın Şiir Dünyası adlı eseriyle Türkiye Yazarlar Birliği İnceleme Dalı Yılın Yazarı ödülünü aldı.
Değişik dergilerde, çoğu Tanzimat sonrası Türk edebiyatı hakkında olmak üzere, makaleleri var. Bunları bir araya toplayan iki ya da üç kitabın hazırlıkları sürüyor.