#FatihAYNAOĞLU’nun kaleminden #Artemis ( Bir Kıbrıs Romanı ) eserini okudumbitti
Toplu mezarların üzerinde çıkan çiçeklere verilen adların ismidir Artemis. Yapıtta bu cümleyi okurken yaşadığımız 21.yy da Bosna Hersek’te, Mayammar da , Çanakkalede , Rumların Kıbrıs’ta , Ermenilerin Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde, ABD tarafından işgal edilen Irak’ta , Suriye , Lübnan , Ürdün de ve özellikle Siyonist Yahudi israilin Filistin’in tüm şehirlerinde (özellikle GAZZE ‘de ) ve sokaklarında her taraf artemislerle dolup taşması gerekir . Her tarafta toplu mezarlar ile dolu bile dolup taşmış durumda diyebiliriz.
Kıbrıs'ta Rumların Türklere ve Müslümanlara yaptıkları zülüm, işkence , öldürme , yıldırma süreçlerini kaleme alan mükemmel bir eser. Rumların Kıbrıs’ta yaptığı yoğunlukta 1960 ve 70'lı yıllar arasında zülüm , öldürme ve halkı yıldırarak kendi topraklarından sürme sonucunda ağılan aileleri, kaybolan çocukları ,öldürülen insanları, istila eden toprakları , yaşanan acıları en acıklı bir şekilde kaleme almış. Geçmişini bilmeyenlerin geleceklerini kuramazlar sözünü unutmadan geçmişteki tariksel süreçlerden analizler , dersler çıkararak ve unutmayarak gelecekteki yaşam süreçlerini ona göre dizayn etmek gerekir .
Acılar ortaksa, aynı şekilde yaşanıyorsa coğrafyaların hiçbir önemi yoktur.
Eserden bazı önemli bulduğum notları da eklemek istedim.
Gençlerin tecrübesizliği büyükleri her zaman düşündürmüştür. Gerçi en eski anıtlarda bile bu konu dile getirilmiştir. Ne olacak bu gençlerin hali! Onların hayat konusunda tecrübesiz oluşu gelecek yaşamlarında daha büyük sıkıntılar yaşayacağı izlenimi doğurmaktadır. Yaşlılar ne olacak bu gençlerin hali diye düşünürken onların kendilerinden daha başarılı olabileceği ihtimalini bile düşünmezler çünkü