Her toplumun gelişmesinde "eylem" yapanlar, kendilerinden önceki "nesillerin" bilinçle donanmış, düşünce ve tutkuyla harekete geçirilmiş bilinçli amaçlarına ve toplumca benimsenmiş hedeflerine uygun hareket etmek zorundadırlar.
İnsanoğlu önce "Orman"dan çıktı. Sonra "Mağara" da yaşadı. Binlerce yıl "Çadır" hayatı içinde "Göçebe" kavimler halinde "Dünya" yı dolaştı.
Toprak; ilk insanlar için üzerinde "Avlanarak", sürüler halinde geçilen bir "Otlak"tı.
Tarihte ilk "Türkler"e, OĞUZ TÜRKLERİ denir. Oğuz Türkleri; eşit, hür, tepeden. tırnağa silahlı "İLB=GAAZİ" idiler.
Türkler; kentleşmeden, göçebe çadır hayatı içerisinde "çalışarak" ve "savaşarak" ORDULAŞTILAR.
Oğuz Türkleri gibi Osmanlı Türkleri de "Devletleşmeden önce "Ordulaştı." Çünkü önce "SAVAŞ" vardı. Savaş için DEVLETTEN önce ORDU gerekliydi. Ordunun gölgesinde "DEVLET" doğdu.
Osmanlı devletini, Kayı Boyu'nun " "İLB'leri = GAAZİ'leri" kurdu. Osmanlı toplumunun savaşçıları "SEYFİYYE = ORDU" ile bugünkü Türkiye Cumhuriyeti'nin çekirdeğini oluşturan, saltanat ve halifeliği kaldırarak, Emperyalizme ve KAPİTALİZM'e karşı savaş vererek "Türkiye Devletini" kuran "ORDU" aynı gelenek görenekli, çadırdan çıkagelerek "ORDULAŞIP" devletler kurmuş olan "TÜRK ORDUSU" dur.
Türkler "Ordulaştıkça" yeni "Memleketler" fethettiler. Fetihlerle "Uluslaştılar."
Böylece; "ORDU/ULUS" haline geldiler.
Kuvvayı Milliyecilik; nasıl "Sosyalizm" değil, Gazi Mustafa Kemal'in deyimiyle "Müstebit Hilafet ve Saltanatla, Kapitalizm ve Emperyalizm'den kurtuluş" idiyse, HALKÇILIK PROGRAMI'da onun "Anti Feodal+ Anti Kapitalist + Anti Emperyalist" sosyo-ekonomik SEFERBERLİK çağrısıdır.