Herkese merhaba, bugün sizlere kısa görünmesine karşın gerçekten etkileyici, özgün ve bir o kadar da keyifli bir manga ile geldim. Temin etmem gerekir ki bu manganın bize sunduğu hikâye, kendi uzunluğunun kat kat üstündedir. Konusu farklı; çizimleri ve sunduğu atmosfer hem gerici hem de merak uyandırıcı bir yapıya sahiptir. Üstelik tamamlanmış, ters köşe içeren oldukça iyi bir sonu olduğunu da belirtmeliyim. Aklımda hiçbir soru işareti kalmadı. Yalnızca tek bir odada başlayan bir hikâyenin olabilecek en ilginç senaryoya evrilişini hayretle okudum ve sizlerin de okumasını isterim.
Şimdi dürüst olalım; ben taa en başından, tek cilt olan bir manganın (internetten okuduğum için bölüm sayısı az olan bir manga oluyor benim durumumda) içinde en fazla ne yazılmış olabileceğini, bu hikâyeye en fazla ne sığdırılabileceğini çok merak etmiştim. Ama düşündüğümün aksine, her bir bölümü bir o kadar uzun ve tatmin ediciydi.
Her şey, Alice isimli kızın kendini hiç bilmediği bir yerde, yabancısı olduğu bir odada bulmasıyla başlar. Elinin üzerine bakınca 431 numarasının yazılı olduğunu ve tamamen bembeyaz olan bu mekânda, hemen karşısında da 430 numaralı bir kapının durduğunu görür. Ardından yoktan var olan yılan benzeri bir yaratık, ona artık malikanenin yeni misafiri olduğunu ve parti başlayana kadar da odadan hiçbir suretle çıkmaması gerektiğini tembih eder.
Alice elbette ki evine geri dönmek istediğini söyler; fakat yılan-yaratık, odadan çıkması durumunda vücudunun çürüyeceğini, bu yüzden de her dileğinin gerçekleşeceği bu odada kalmasının en iyisi olacağını söyler. Bu esnada parti meselesine de biraz açıklık getirir. Yılan-yaratığın iddiasına göre, gelen her yeni misafirle birlikte malikaneye bir oda daha eklenirmiş. Alice 431. odanın sahibiyken, 666. misafirin gelişiyle birlikte