“Bu kitap hayatınızı değiştirecek! Şaka şaka, bu öyle bir kitap değil. Ben varım içinde bir kere. Şimdi merak ettin de arka kapak yazısını okuyorsun. Keşke ben de sadece okuyup geçebilsem. Maalesef bunun bizzat içindeyim ve gördüğün üzere başroldeyim. Beni daha önce hiç duymadığına eminim. Ben de beni daha önce hiç duymamıştım. Dönüştüğüm yeni beni kastediyorum. Ya da Hekate’yi, Helios’u... Onları da duymamıştım. Öyle matah biri değilim halbuki, niye beni seçtiler ki?
Bu arada artık benim kanatlarım var! Evet evet doğru okudun. Acaba diyorum beyaz yakalı olmaktan sıkılan bedenim kanat çıkarmaya mı başladı? Bir de küçücük, minnacık bir detay var: İki bin yıl önce buralarda epey tanındığımı söylüyorlar. Kral kim olduğumu ben de bilmiyorum. Adını duymadığım bir adam olmakla suçlanıyorum ya da övülüyorum. O nokta da biraz karışık. Ölümün tatlı soğuk denizinde yüzüyorum. Sadece şunu bil: Hayatını yaşa abi. Kendine bir iyilik yap ve bu akşam benim yerime de takıl. İnsanların arasına karış böyle bir şansın varken. Malum ben kanatlarım çıktığından beri başka bir dünyanın yolcusuyum. Sonumu getirecek dünyanın yolcusuyum hem de...”