Sayfa Sayısına Göre Çamasan Sözleri ve Alıntıları

Sayfa Sayısına Göre Çamasan sözleri ve alıntılarını, sayfa sayısına göre Çamasan kitap alıntılarını, etkileyici sözleri 1000Kitap'ta bulabilirsiniz.
Âşıkpaşaoğlu
... Geldiler. Erzurum'dan Erzincan'a indiler. Erzincan'dan Rûm ülkesine girdiler. Rûm ülkesinde altı yıl durdular. Etrafları fethettiler. Süleyman Şah Gazi haylı bahadırlık etti. Fakat bu Rûm'un dağlarından ve derelerinden incindiler. Göçer evlerin davarı dereden tepeden incinir oldu. Yine Türkistan'a döndüler. Geldikleri yola gitmediler. Halep iline çıktılar. Oradan Ca'ber kalesinin önüne vardılar. Orada Fırat ırmağının önlerine geldiler. Geçmek istediler. Süleyman Şah Gazi'ye: "Han'ım biz bu suyu nasıl geçelim" dediler. Süleyman Şah dahi atını suya tepti. Ecel mukaddermiş. Allah'ın rahmetine kavuştu. Sudan çıkardılar. Ca'ber kalasının önüne gömdüler. Şimdiki zamanda ona Türk Mezarı derler. (...)
Sayfa 20 - Sinan Yayınları, 2. BaskıKitabı okudu
... Dağlı kısmı, bir kez su yürüdü mü beline, gayri korku nedir bilmez oğlum. Hani, orman korkar, hörflenir de, dağlı adamı korkmaz bu dünyanın ötesinden berisinden. (...)
Sayfa 33 - Sinan Yayınları, 2. BaskıKitabı okudu
Reklam
... Bre kafasız Emiraliii!.. Bre zırzop, gördün mü ulan yaptığını? Ulan, bu yürük çocuklarını getirip sokacak başka yer mi bulamadın bre? Arabuşaklarının arasından başka yerde yer mi kalmadı, hı? Şöyle bir Türkmen mahallesinde huğ kuracak bir karışlık bir yer mi yoktu? Ah bre kafasız ah!... Zaten sizin gibi aptal yörüklerin yüzünden gelmiş ne gelmişse Adana'nın başına ya... Bir türlü Türkmen olamamış. (...)
Sayfa 39 - Sinan Yayınları, 2. BaskıKitabı okudu
... Annadın mı Kadir sıpası, Türkmen aptalı dağa çekilmiş de, suyunu koyvermiş. Koyvermiş ki, ovayı Arabuşağı sulasın. Ovayı sulasın da, betini bereketini yesin. Osmanlı az mı uğraşmış? Tünkmeni dağdan ovaya indirmeye az mı uğraşmış? Breh breh breh... Babam anlatırdı. Osmanlı paşaları savaş açmışlarmış Türkmene. Türkmenler ovaya yerleşsin, eksin biçsin. Amma Türkmende nerde o kafa... O yaylak senin, bu kışlak benim, göç babam göç. Bizimkilere de, yaylak bekçiliği düşmüş. Halil Paşa derler, bir Osmanlı vali paşa varmış. Türkmenler ovaya yerleşsin diye, obaların çadırlarını madırlarını bile yaktırmış ya, gene de baş edememiş. (...)
Sayfa 40 - Sinan Yayınları, 2. BaskıKitabı okudu
... Kavaklıhan yöresine varınca, döndüm de gâvurcuğa, dedim, de bakalım sağ yanımızda neresi var? Gene elindeki kâğıtlara baktı. Dedi, Tarsus. Güneş, varmış yatmış Tarsus'un gerilerine, gölgelendirir iri iri Çukurova'yı. Eliyle, sıcağın buğusu içinde kıpkızıl teker olmuş güneşi gösterdi sanki de, dedi, Pompapolis. Dedi, Nepolis. Dedi, Horkisos. Dedi, Silifke. Dedi, Anamur... Dedim, destur ulan. Vay gözün kör olsun emi köküne kıran giresice, ne de güzel bilir bizim memleketleri. Polis polis diye diye, bir bir sayar. Ulan çorbacı dedim dilcisine, ne demek polis? Dedi, şeher demek. Vay ocağın batsın gâvur, hilafsız bizden iyi bilir bizim buraları.
Sayfa 47 - Sinan Yayınları, 2. BaskıKitabı okudu
:D
- Şimdik ayıp ettin işte ha bacı... Bizim töremizde var mıymış ki erkek kısmının ebelik etmesı bre? Akşam akşam bir laf et de, bir lafa benzesin bari Hatıp avrat. Adamı dinden imandan çıkarma. - Ne dedin, ne dedin?.. Dert... Abo anam, herife bak. Erkekmiş? Hıh!.. Bre oturaklı herif, kocamış adamın avradı erkeği mi olurmuş sen de? İtler sıçsın şeyinizin içine, açtırma ağzımı şimdi. (...)
Sayfa 50 - Sinan Yayınları, 2. BaskıKitabı okudu
Reklam
29 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.