5,0/10  (1 Oy) · 
3 okunma  · 
1 beğeni  · 
490 gösterim
Sıradan bir aksesuvar değildir çanta. Diplerinde saklanan çakıltaşlarından bir gözde unutulmuş alışveriş listelerine, bisküvi kırıntılarından aile fotoğraflarına, küçüğünden büyüğüne, en değerlisinden en gülüncüne, içerdiği tüm çeşitlilikle apayrı bir evrendir. Kadın kimliğinin ayrılmaz bir parçası, belki de bir yansıması olan çantalara ve içindekilere kulak veren Kaufmann, her kadının kolunda kişisel ve gizemli bir nesneye dönüşen bu eşyanın derinliklerine dalarak gizlenen gerçeklerle verilmek istenen görüntünün kesiştiği bu küçük dünyanın fotoğrafını çekmiş. Kısacası Kaufmann bir tabuyu yıkarak kadınların çantalarını karıştırmış.
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2012
  • Sayfa Sayısı:
    196
  • ISBN:
    9789750714528
  • Çeviri:
    Sinan Kutlu
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Necmettin Zafer 
27 Eki 2017 · Kitabı okudu · 2 günde · 5/10 puan

KADINLARIN ÇANTASINDA NE Mİ VARMIŞ?

Bu kitabın ana kahramanı çantalardır. Daha doğrusu bayan çantaları. Peki insan bir çanta hakkında 200 küsur sayfa ne yazabilir? Herhalde sadece içindekilerden bahsedecek hali yok. Öncelikle belirteyim bu kitap çantaların içindekilerden bahsetmiyor. Merakımı en çok cezbeden yukarıdaki o soru oldu. Ancak kitap bitince bu konuda yazılmamış daha pek çok şeyin eksik kaldığını da öğrenmiş oldum. Çanta bir kadın için ne anlama geliyor? İçine birtakım eşyanın konduğu gündelik bir aksesuar mı yoksa toplumdaki yerini, statüsünü ve bakış açısını simgeleyen bir araç mı? Kitap genel olarak çanta seçimine etki eden etmenlerden (koku fiyat, sekil, renk vb.) , çantayla kurulan duygusal bağlılıklardan, çantalarla yaşanan yıldırım aşklarından, çantanın genel imaja katkısı ve aksesuar olmak dışındaki işlevlerinden bahsediyor.

Sosyolog yazar bu araştırma kitabında pek çok bayanın, çantalar hakkındaki görüşlerine yer veriyor ve bu görüşlerden yola çıkarak kadınların yaşamındaki yeri ve önemine dair çarpıcı tespitler ortaya koyuyor. Yazarın düşüncesinden ziyade bayanların düşünceleri ön plana çıkıyor. Yazar bilgi edinme yolları olarak blog sitelerinden, online anketlerden, e-posta ve birebir görüşmelerden faydalanıyor ve tüm bu bilgileri harmanlayarak çantanın tarifini ortaya koyuyor. Çantaların işlevini genişleterek olaylara psikolojik ve varoluşsal bir şekilde yaklaşıyor.

Bir erkek için bu kadar günlük sıradan bir eşya bir kadın için ne kadar kutsal bir şeymiş hâlbuki! Erkekler kadınların çantalarını karıştırmaktan çekinirler. En azından kendilerine böyle öğretilmiştir. Ancak bu durum erkeklerin bayan çantalarının esrarına kafa yormalarına engel teşkil etmemiş. Tarih boyunca çantayı kadınlar kadar erkekler de kullandı ancak çanta içine alet edevat ya da para konan bir araç olmaktan çıkıp özellikle kadınsı bir aksesuar ve şıklıkla baştan çıkarma aracı olarak varlığını devam ettirdi. Hatta iyi seçilmiş bir el çantası femme fatale görüntüsü verebilir. Çanta psikolojik bir silah, erkekleri/kadınları baştan çıkartacak, tecavüz edilemez gizemlerle dolu bir mahremiyet alanı olarak kadınlar arasında yerini çoktan aldı.

Bana çantanı tarif et sana kim olduğunu söyleyeyim. Bir kadının çantasını dikkatli incelerseniz, onu anlayabilir, tanımlayabilir ve nasıl bir hayata sahip olduğunu anlayabilirsiniz diyor kadınlardan biri. Çantalar kadınların psikolojik yapılarından tutun da kişisel sorunlarına, yaşadığı hayata kadar pek çok konularda bir ayna vazifesi görüyorlar. Kişinin kendine verdiği değerin inşasında merkezi bir yerleri var. Günümüzde çantalar, kimlik oluşumunda ya da kimliği biçimlendiren gizli mekanizmalar içinde ön sıralarda yer alıyor.

Kadınlara göre çanta ne anlama geliyor? Kadınlar çantayı “küçük bir ev, “kendimden bir parça”, hafıza dükkânı” ya da “bedenin bir uzvu” olarak tanımlıyorlar. Kadınlar kadar çantalar da çok çeşitli ve kimi zamanlarda kültürlerin çeşitliliğine göre şaşılacak amaçlarda kullanılıyorlar. Çanta kimi zaman kadınsı bir silah, kimi zaman bir erkek arkadaş, bazen trende bir yastık, bazen yağmurda bir şemsiye, bazen de paparazzilerden hamileliği saklamak için bir araç olarak bile kullanılabiliyor. Bir bayan, çantasının sürekli yanında olmasını ister. Kimisi elinin altından hiç ayırmaz, kimisi ayağının dibine koyar, kimisi omzunda tutmayı tercih eder, kimisi kucağına koyar. Çünkü çanta alışkanlığı vücudun bir parçası, sıcak güven verici bir araçtır aynı zamanda. Tüm bu çanta alışkanlıklarının da ayrı ayrı anlamı var yazara göre.

Özetle şunu diyebiliriz ki çanta bir kadının mahremini simgeleyen önemli bir aksesuar. Kadının benliğiyle bütünleşen, öz benliğin etten ve kemikten bedenin bir parçası. Bu eğlenceli ve keyif verici kitabı okuyan kişi çantanın bir bayan için bir aksesuardan çok daha öte bir şey olduğunu, içinde ne olduğu merakının ne kadar saçma bir merak olduğunu öğrenmiş oluyor. Şahsen bundan sonra hiç şüphesiz çantalara herhalde daha farklı bir gözle bakacağım. Hala sorunun cevabını merak ediyor musunuz? Yazar kadınların çantasındaki nesneleri iki kategoriye ayırıyor. Birinci kategoride kadınların önemli gördüğü ve sürekli yanlarında bulundurdukları nesneler, ikinci kategoride ise önemli olaylar, anılar ve batıl inançlarla bağdaştırılan gereksiz nesneler. Aslında tüm bunların hiçbir önemi yok. Ben size söyleyeyim ne olduğunu: Kadınların çantasında dünyanın bütün duyguları yer alıyor.