Tartışacak, bağırıp çağıracak mecalleri yoktu. Gözünüzde canlanır şimdi, eğer bir çekçekçi gördüyseniz, ne derseniz deyin, sinirlenmiyorlar ve kafa sallamaktan başka bir cevap vermiyorlar. Ya evet ya da hayır vardır onlarda. Hepimizin onlardan öğreneceği en büyük davranış, sakin ve saygılı olmaktı. Biz bu duyguların büyük bir çoğunluğunu bitirmiş, tüketmiş durumdayız. Bizim kaybettiğimiz değerler sanki onlarda toplanmış gibiydi. Kendi içlerinde birbirlerine karşı da çok büyük bir saygı vardı. İşte bu durum, ilişkilerini sürekli ve seviyeli hale getiriyordu. Varlık içinde yüzenler ya da sosyal çürümeye maruz kalmış insanlar; akraba, arkadaş, komşuluk hatta iş ilişkilerini bile dengeleyemezken, çekçekçiler arasında bu durum sistemsel olarak doğallığında oluşmuştu.