Adı:
Cemiyet-i Aşk
Baskı tarihi:
Aralık 2016
Sayfa sayısı:
245
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059709507
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Mona
Kendilerini bir ülkeye, bir şehre, bir mesleğe, bir aşka ait hissetmeyen, hissedemeyen, İstanbul bohemleri: Fındık, Fosfor, Müfi, Mastika, Zeytin, Plastik, Kedi, Epis, Vero, Naberci, Şarkıcı, Ginger, Lafin ve Vera. Onlar cemiyet-i aşkın müdavimleridir.

"Sevince bir tuhaf oluyor tek başına, çırılçıplak dünyaya gelen bu insan. Elim, kolum, bacağım, bütün iç organlarım, aklım fikrim bütün. Ruhum da bir bütün. Aşk neden insana eksik kaldığı yönlerini hissettirsin ki? Diğer yarısı yok hiçbir kimsenin."

Otuzlu yaşların henüz başında olan Vera'nın en büyük derdi, kendisi ve yaşamdaki tercihleridir. "Kaç sevgiliden sonra bu İstanbullular hiçbir ilişki yaşayamaz hale gelir?" diye sorgulayan Vera'nın, film yönetmeni Lafin'le tanışmasıyla, hayatı iyice karışır. Lafin zor bir erkektir; canı isteyince ortaya çıkar ama çoğu zaman "ölü taklidi" yapar.

"Dudaklarına bakıyorum uzun uzun... Nefesinin yaklaştığını hissediyorum. Kaçmaya çalışıyorum, kaçamıyorum. Beni çağıran nefeste birleşiyor dudaklarımız…"

Aşklarını karmaşıklaştıran Vera ve Lafin gerçekte ne yaşamaktadır?
(Tanıtım Bülteninden)
Oldukça güzel ve farklı bir kitaptı. Farklı diyorum çünkü yazarın kitap boyunca kullandığı kişi isimleri ve mekan tanımlamaları çok hoşuma gitti benim. Diğer kitaplara göre farklılığı burada başlıyordu. Ayrıca yazarın dili de benim okuduğum diğer kitaplara göre farklıydı. Ama iyi bir farklılık bu

Kadın karakterimiz Vera hem yaşayışı hem aşklarıyla kendini tam bir İstanbullu olarak tarif ediyor. Aynı şekilde etrafındaki insanlar da İstanbul bohemlerinden oluşuyor ve bir nebze de olsa biz de bu bohemlerin hayatlarına konuk oluyoruz.

Kitapta Vera ve Lafin'in yaşadığı aşka da değiniyor ama açık olmak gerekirse Lafin'in yaşadığı şeye aşk demek bana saçma geliyor. Zaten kitapta sevmediğim tek karakter de Lafin.

Bunun dışında kitapta altını çizmek istediğim o kadar çok cümle vardı ki bir ara her yeri çizeceğim sandım. Yani ben kitabı sevdim.
“Ben Türkiye'de büyüdüm, bana bu numaralar sökmez! Üç saatte karar verdim ben kişiliğimin aynası olacak mesleğime, üç saatin sonunda değer biçildi kocaman ömrüme.”
“Erkekler yalnızca kadının sevgisini hapsetmek ister. Önce uzaktan sevgiye muhtaç, acınası görünürler. Sonra yaklaşırsın, tüm şefkatinle, sevgi gösterirsin, tam da seviyorum derken o sevgiyi ceplerinde biriktirip kayıplara karışırlar.”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Cemiyet-i Aşk
Baskı tarihi:
Aralık 2016
Sayfa sayısı:
245
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059709507
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Mona
Kendilerini bir ülkeye, bir şehre, bir mesleğe, bir aşka ait hissetmeyen, hissedemeyen, İstanbul bohemleri: Fındık, Fosfor, Müfi, Mastika, Zeytin, Plastik, Kedi, Epis, Vero, Naberci, Şarkıcı, Ginger, Lafin ve Vera. Onlar cemiyet-i aşkın müdavimleridir.

"Sevince bir tuhaf oluyor tek başına, çırılçıplak dünyaya gelen bu insan. Elim, kolum, bacağım, bütün iç organlarım, aklım fikrim bütün. Ruhum da bir bütün. Aşk neden insana eksik kaldığı yönlerini hissettirsin ki? Diğer yarısı yok hiçbir kimsenin."

Otuzlu yaşların henüz başında olan Vera'nın en büyük derdi, kendisi ve yaşamdaki tercihleridir. "Kaç sevgiliden sonra bu İstanbullular hiçbir ilişki yaşayamaz hale gelir?" diye sorgulayan Vera'nın, film yönetmeni Lafin'le tanışmasıyla, hayatı iyice karışır. Lafin zor bir erkektir; canı isteyince ortaya çıkar ama çoğu zaman "ölü taklidi" yapar.

"Dudaklarına bakıyorum uzun uzun... Nefesinin yaklaştığını hissediyorum. Kaçmaya çalışıyorum, kaçamıyorum. Beni çağıran nefeste birleşiyor dudaklarımız…"

Aşklarını karmaşıklaştıran Vera ve Lafin gerçekte ne yaşamaktadır?
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Zeynep Buse Küçük

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%100 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0