Arkadaşlık, dostluk , aile bağları , çocukluk travmaları, sevgi ve iç hesaplaşmalar üzerine bir #roman #çepo .
Çocukken bizi etkileyen ,ruhumuzda iz bırakan olaylar ne kadar düşünmek istemesek , geçmişte bıraktığımıza kendimizi inandırsak da hiç beklemediğimiz bir anda gün yüzüne çıkar ve çıkıyor da ...
Doktor Kemal plastik cerrahtır. Girdiği ameliyatlarda tüm benliğini ortaya koyarak çalışır. Eşi ve çocukları ile Urla'da yaşamaktadır. Başarılı olduğu bir işi ve düzenli bir ev hayatı vardır. Her şey yolunda diye düşünürken bir gün gelen telefonla unuttu sandığı geçmişi tekrar gün yüzüne çıkar...
Gelen telefon Diyarbakır'dandır. Çocukluk arkadaşı Cuma'dır arayan. Beş çocukluk arkadaşı, beş kan kardeşidir onlar. Aralarından Abdullah (Apo) dağa çıkmıştır. On dört yıl olmuştur öleli ancak abisi durumu yeni netleştirmiş, kemiklerini alarak defnedeceklerdir .
Aldığı haber düşündürür ve geçmişe götürür onu. Arkadaşlarını çok özlemiş olsa da ailesiyle görüşmek istememektedir .
Çocukken "Çepo"derlermiş Kemal'e. Çepo , Kürtçe solak demekmiş. Solak olduğu için aykırı ,lanetlenmiş olarak görülmüş. Dışlanmış,ailesinden dayak yemiş hatta cehenneme gideceği söylenmiş küçücük masum çocuğa. Bunun için de din bahane edilmiş İnsanlar tüm cahil ve açıklayamadıkları inançları için dini bahane etmeseler olmuyor... Maalesef dini kullanan o kadar çok insan var ki!! Böyle bir ortamda büyüyen Kemal kendini yetiştirmiş, başarılı bir cerrah olmuş fakat geçmişte yaşadıkları içinde yara olarak devam etmiştir. Bu nedenle Çepo ismini hiç sevmemiş hatta nefret etmiştir.
Arkadaşının cenazesi için gitmeye karar veren Kemal, bu yolculuk ile aynı zamanda içsel bir yolculuğa çıkacaktır...
Bir adamın geçmişi ve kendisi ile barışmasını okurken farklı karakterler üzerinden farklı insanları,