MÖ Birinci Yüzyıl..
Büyük Hun İmparatorluğunda iktidar tutkunu bir kadın... Öz be öz bir Hun kızı...bir imparatoriçe!
Türk tarihinde hiç bir kadın devlet üzerinde onun kadar etkili olamadı.
O gerçek bir taht oyuncusuydu!
Entrikacı ve kötüydü! İki bin yıl önce Çinli vakanüvis bile onun entrikacılığının altını çizecek; ondan iki bin yıl sonra yaşayan ünlü Türkolog Gumilyov da onu (Austrasia prensesine nispetle) "Hun Brunhildası" diye anacaktı...
Adı unutuldu ama yaptıkları bir daha silinmemek üzere tarih sayfalarına kaydedildi ...
Akademik çevreler dışında varlığı dahi bilinmeyen bu Hun imparatoriçesi, Çin hanedan yıllıklarından Han Shu'daki kayıtlara dayanarak Çuğay adıyla gün yüzüne çıkartılıyor.
Bu roman; Çuğay'ın olduğu kadar, Çini kesin bir yenilgiye uğrattıktan sonra Asya Bozkırlarına tamamen hakim olan Büyük Hun İmparatorluğu'nun içine sürüklendiği durumun da ibretlik hikayesi.