Pacat yine acımadı, zehrini saldı gitti. O son neydi öyle, yolunmuş ve yakılmış halde bıraktı?
Will için üzgünüm. Bitmeyen bu kimsesizlik.
Kitap yormadan okuttu kendini. Bazı olayların çok öngörülebilir olması ve replik okuyor hissi yüzünden tam puan veremedim. Yine de duyguların aktarılışı, karakter gelişimi ve devamlı hareketlilik hali güzeldi. Nefes aldırmadan ilerliyor. Başka karakterlerin bakış açısına geçiş yaptığımızda rahatsız etmeden aktı çünkü tahammül edilmeyecek karakterler yoktu. Violet mesela, çiçeğim, seviyorum kendisini, pamuk gibi bir aslan. Will ile olan dostluğu kalbe yakın hissettiriyor, hayatınızda olmasını dileyeceğiniz türde bir arkadaşlık. Elizabeth çabasız komik, 10 yaşında biri için fazla akıllı bir bücür ve neden sürekli kaşlarıyla ön planda bilmiyorum. Tamam, kaşları çok kalın ve saçları mat ama..porselen bebek güzelliğine sahip ablasıyla biraz bile benzememesi garip değil mi?
Visander, Cyprian ve Philip hep sevilesi karakterler. Kuralcı ve taş kafalılar ama komikler.
Kötü karakterlere gelirsek, arka planda kalıyorlar çünkü kararlarımızla boğuluyoruz. Kötü hissettiren daha çok Dünya, içinde yaşayanların hırsları, konuşulmadan kalanlar, inançlar ve adaletsizliğin her yere sızmış hali. Herkesin istediği veya nefret ettiği, ağızdan düşmeyen karanlık kral Sarcean bile kötü gelmiyor. Aslında onu Will gibi sevdim; umutsuz bir aşık, güce boğulmuş, yalnız, ihanete uğramış, kullanılmış, içi boşaltılmış, zeki ve karanlığında sıkışmış bir adam olarak gördüm. Bilmiyorum, devam kitabı umarım gelirse nasıl biri olduğunu daha iyi anlamak isterim. Anharion ve onun arasında olanları çok merak ediyorum.
James ise insana bütün mal varlığını geride bıraktıran, çekici, sivri dilli, yaramaz, aptal ve yaşına uygun çelişkilere sahip bir güzellik abidesi.
Will...