Bir balıkçı düşün…
Yaşlı, yorgun ama hâlâ aşka inanan.
Denizin yüzeyinden değil, kalbinin en derininden seslenen bir özlemle yola çıkıyor.
Altın balığın peşinde değil aslında; kendi eksik parçasını, unutulmuş bir duyguyu, belki de çoktan kaybettiği kendini arıyor.
Ali Nihat Şensan’ın #derinlerdealtınbalık adlı kitabı, bir aşkın değil, aşkın kendisinin hikâyesi.
Her satır, içimizdeki boşluklara dokunuyor; her cümle, bir zamanlar unuttuğumuz bir duyguyu hatırlatıyor.
Balıkçının denize inişi, senin kalbine inişin gibi.
Karanlık, sessiz, ama umutla dolu.
Altın balık, bir varlık değil; bir çağrı, bir ışık, bir dönüşüm.
Aslında hepimiz bir balıkçıyız. Hepimiz bir altın balığın peşindeyiz.
Yaşlılığın değil, zamansızlığın sesi.
Aşkın değil, birliğin yankısı.
Aslında bir davet.
Derinlere in, korkma. Çünkü orada seni bekleyen sadece bir balık değil… kendin varsın.