Bi solukta okudum, diyebileceğimiz bir kitap. Yer yer roman tadı vermekle birlikte dünyada kapılar ardında olup bitenlerden bizi haberdar etmekte. Özellikle yazarın bizzat içinde bulunduğu casusluk anıları ülkemizin yakın tarihinden bize kesitler veriyor.
Çesitli istihbarat kitaplarında da okuduğum kadarıyla bir muttefiğe körü körüne bağlı olduğumuz gerçeği... Yazarın sadece kendi anılarını paylaşmaktan ziyade dünyadaki casusluk hikayelerinden de bahsetmesi bize karşılaştırma fırsatı veriyor. Özellikle Amerika ve ingiltere arasında olan güvensizlik ilişkileri, reelde ülkeler arası ilişkilerin nasil olması gerektiği sorusuna cevap niteliğinde.
İçinde beni en çok etkileyen başlık amerikan istibaratinin başında olan ismin ingiliz istihbaratına ikinci ismine "ingiliz piçi" diye hakaret etmesi. Bunun yanında bizim içimizde çokta dillendirilmeyen kurumlarimizdaki yabancı istihbaratlara hizmet eden ajanlar ve akıbetleri.
Her kitaba olduğu gibi bu kitaba da elestirel bakmalıyız. Türkiye de olan olaylari birde onların yazdiklarindan okumaliyiz.
Hafta sonunda okduğum, devletlerin en önemli bilgi edinme aracı olan casusluğu örnekleriyle güzel bir şekilde açiklayan tecrübe dolu güzel bir kitap....
DeşifreMehmet Eymür · Eftalya Kitap · 201652 okunma
Mehmet Eymür (1943, İstanbul), MİT Kontrterör Dairesi eski başkanıdır. 9 Mart 1971 darbe teşebbüsünden sonra MİT'te Hiram Abas'la birlikte Ziverbey'de 1. Ordu Komutanı Orgeneral Faik Türün'ün emrinde çalıştı. Kızıldere ve Ulaş Bardakçı'nın öldürüldüğü operasyonlara katıldı.
1975'te Ankara MİT Bölge Dairesi Başkanlığı Takip Şube Müdürlüğü de yapan Eymür, 1980'de Bulgaristan'a gittikten sonra 1982'de Kenan Evren'in damadı Erkan Gürvit tarafından Köşk'e çağırıldı. ASALA'ya karşı eylemlerde görevlendirildi.
Türkiye'ye döndükten sonra Mardin MİT Bölge Müdürlüğü'ne getirildi. Daha sonra Ankara'da Kontrespiyonaj Dairesi içinde kurulan Kaçakçılık ve İstihbarat Şube Müdürlüğü'ne tayin edildi. Başkan yardımcılığı görevine getirildikten sonra 1984'te Genelkurmay Başkanlığı'ndan alınan izinle Babalar Operasyonu'nu başlattı.
Abdullah Çatlı'nın istihbarat amaçlı kullanıldığını ancak daha sonra kontrolden çıkıp kendisini bile görevden aldırmak istediğini ileri sürdü. MİT görevlisi Tarık Ümit'in kaçırılmasının ardından Mehmet Ağar'ı aradığını ve serbest bırakılmasını söylediğini açıkladı. Ergenekon çetesine sızan Tuncay Güney'in de MİT Kontrterör Dairesine bilgi aktardığı öne sürülmektedir.
70'li yılların başında girdiği MİT'te Alaattin Çakıcı'nın yakalanmasının ardından Washington'dan merkeze çağırıldı. Emeklilik kararına direnince MİT Yasası'nın 19. Maddesi işletildi ve Mesut Yılmaz'ın onayıyla Şeker Fabrikaları'na müşavir olarak atandı. Daha sonra emekliye ayrılarak Washington'a yerleşen Eymür, en son İnternet'te açtığı sitede yaptığı açıklamalarıyla gündeme geldi.
Eymür, 2000'de bir gazeteye verdiği demeçte, Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım konusunun MİT'le değil kendisiyle özdeşleştirilmesinden rahatsız olduğunu belirterek, "Teşkilatın elemanları arasında yüzlerce Yeşil var. Yeşil önce de vardı, yetkililer ne derse desinler, bundan sonra da olacaktır" dedi.
Eymür hakkında, e-mail yoluyla ve açtığı web sitesindeki açıklamaları nedeniyle basına "Devletin gizli sırlarını ifşa etmek" suçundan soruşturma başlatıldı. Sitede yer alan bilgiler üzerine MİT, Eymür hakkında Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi'ne suç duyurusunda bulundu. DGM Savcılığı yetkisizlik kararı vererek dosyayı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdi. Cumhuriyet Savcısı Kasım Hacıkamiloğlu tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde, Eymür'ün adres tespiti ve kimlik bilgileri için Başbakanlığa yazı gönderildi.
MİT'in, adından en fazla söz ettiren isimlerin biri. Emekli olduktan sonra Washington'a yerleşen Eymür, yeniden İstanbul'da. Bu kez çok farklı bir görevi var. Gazino, otel ve kumarhaneler zinciri sahibi Sudi Özkan'ın danışmanlığını yapan Eymür, "sentez" isimli yeni bir kitap çıkardı.