Adı:
Dil ve Mit
Baskı tarihi:
8 Ocak 2018
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059460392
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pinhan Yayıncılık
Bu eserin ana kavramları dil ve mit. Hangisi daha önce ortaya çıkmış, aralarında nedensellik ilişkisi var mı? Eğer cevap olumluysa hangisi diğerinin nedeni? Yoksa aralarında bir tür karşılıklı nedensellik mi var? Ya da tümden başka bir seçenek: Her ikisi birlikte başka bir ortak kökten mi türemiş? Yahut tersten bakacak olursak ileriye doğru bir soru: Kökleri belirlendikten sonra bu ikisi hangi sonuçların nedeni?
20. yüzyılın ilk yarısının en etkin düşünürlerinden biri olan Cassirer insan kültürünün, dinsel tasavvurların, kavramlaştırmanın yanında, söz büyüsü ile mecazın gücünden hareket ediyor ve bu temel sorulara cevap arıyor.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
"Dini duygu için bir tanrının gücü unvanlarının bolluğunda ifadesini bulur; çok-adlılık daha yüce olan, kişisel bir makama sahip bir tanrı için ön-koşuldur." Mısır yazılarında İsis, bin-isimli, on-bin-isimli, myrionyma olarak karşımıza çıkar; Kuran'da Allah'ın kudreti ifadesini "yüz isminde" * bulur. Tanrısal adların bu bolluğuna Amerikan yerlilerinde özellikle Meksikalıların dinlerinde de rastlanır.

* İslam geleneğinde " Allah'ın yüz ismi " gibi bir tabirden ziyade " Allah'ın 99 ismi " tabiri mevcuttur. Ancak bazı sufi geleneklerde Allah'ın bir isminini gizli olduğu rivayeti yaygındır. Dolayısıyla yazar, bu gizli adla birlikte sayıları bu miktara ulaşan isimlere işaret eden " Allah'ın yüz ismi " ifadesine herhangi bir kaynakta rastlamış olabilir.
Ernst Cassirer
Sayfa 86 - Pinhan Yayınları
Yaygın bir adete göre, eğer bir çocuğa dedesinin adı veriliyorsa bu, dedenin çocukta dirildigine, yeniden bedenlendiğine yönelik inancın ifadesidir.
Ernst Cassirer
Sayfa 62 - Pinhan Yayınları
"Yaygın bir adete göre, eğer bir çocuğa dedesinin adı veriliyorsa bu, dedenin çocukta dirildigine, yeniden bedenlendiğine yönelik inancın ifadesidir.
Bir çocuk dünyaya gelir gelmez göçmüş atalarından hangisinin onda yeniden doğduğu sorunu ortaya çıkardı; ancak bu sorun rahipce çözüldükten sonradır ki bebeğin atasının adını aldığı tören icra edilebilirdi."
Mitoloji kaçınılmazdır, doğaldır, dilin doğal bir gerekliliğidir. Onu düşüncenin tezahürü ve dış biçimi olan dilde tanırız; o aslında dilin düşünce üzerine düşürdüğü ve dil düşünceye bütünüyle tekabül edinceye kadar -kaldı ki hiçbir zaman edemeyecektir- kaybolması asla mümkün olmayan gölgedir...
Buna bağlı olarak tıpkı Homeros'un zamanında olduğu gibi bugün de mitoloji vardır, sadece onu algılayamıyoruz, çünkü bizzat kendimiz onun gölgesinin tam da içinde yaşamaktayız ve hepimizi hakikatin öğle ışığından korkuyoruz.*

(*) Güneş ışınlarının dünyaya dik olarak düştüğü öğle vaktinde nesnelerin gölgesi bulunmaz. Nietzsche " Büyük Öğle"
Ernst Cassirer
Sayfa 12 - İnsan Kültürü, Dil ve Mit
İlk Evre "Anlık Tanrı Üretimi"

Grek Yazını: Akıl ve Anlama Yetisi, Gönenç, Talih, Şarap, Şölen ya da sevgilinin teni (...) Bize ansızın, cennetten bir gönderiymişcesine gelen, bizi neşeye yahut kedere boğan veyahut ezen her neyse dinsel bilince Tanrısal varlık olarak görünür. Geriye doğru izleyebildiğimiz kadarıyla Grekler bunun gibi deneyimleri [daimon*] şeklindeki tür adı sınıflandırıyorlar...
[Herman Karl Usener]

(*) Daimon: Tanrı ile kahraman arasında bir yerde bulunan doğaüstü varlık veya şey.
Ernst Cassirer
Sayfa 26 - Dinsel Tasavvurların Evrimi
[Max Müller'in] vardığı sonuç şudur:
“Tıpkı Homeros’un zamanında olduğu gibi bugün de mitoloji vardır, sadece onu algılayamıyoruz, çünkü bizzat kendimiz onun gölgesinin tam da içinde yaşamaktayız ve hepimiz hakikatin öğle ışığından çekiniyoruz."
Ernst Cassirer
Sayfa 11 - Pinhan yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dil ve Mit
Baskı tarihi:
8 Ocak 2018
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059460392
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pinhan Yayıncılık
Bu eserin ana kavramları dil ve mit. Hangisi daha önce ortaya çıkmış, aralarında nedensellik ilişkisi var mı? Eğer cevap olumluysa hangisi diğerinin nedeni? Yoksa aralarında bir tür karşılıklı nedensellik mi var? Ya da tümden başka bir seçenek: Her ikisi birlikte başka bir ortak kökten mi türemiş? Yahut tersten bakacak olursak ileriye doğru bir soru: Kökleri belirlendikten sonra bu ikisi hangi sonuçların nedeni?
20. yüzyılın ilk yarısının en etkin düşünürlerinden biri olan Cassirer insan kültürünün, dinsel tasavvurların, kavramlaştırmanın yanında, söz büyüsü ile mecazın gücünden hareket ediyor ve bu temel sorulara cevap arıyor.

Kitabı okuyanlar 4 okur

  • ozcn
  • Mehmet emin Kesici
  • Biri
  • Oğuzhan Yücel

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (1)
9
%0
8
%50 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0