Geri Bildirim
Adı:
Doğu'm
Baskı tarihi:
Nisan 2009
Sayfa sayısı:
165
ISBN:
9786055765101
Kitabın türü:
Yayınevi:
Pupa Yayınları
"Aşka, özgürlüğe, kadın devrimine" adanmış Doğu'm. Azra Öğretmen'in kadınlara içkin gizil gücü keşfedişinin, kaybettiğini sandığı Tanrı'yı aşkla yeniden keşfedişinin öyküsü. Bengü Ela'nın günümüzde hâlâ tabu sayılan, din ve milliyet meselelerine tanıklıklarından yola çıkarak, kadın hassasiyetiyle yaklaştığı bir "Doğu'ya yolculuk" hikâyesi Doğu'm. Yazar, modern bir Çalıkuşu izleğinden yola çıkıp, ülkemizin güncel çatışmalarının suniliğini, kadınların erkek egemen toplumdaki yerini sorguluyor, tasavvufun Doğu'nun içinde barındırdığı, uzlaşmaz sanılan unsurları yüzyıllar boyunca nasıl bir arada tutabildiğini hatırlatıyor bizlere. Evrenselden yerele, ilahi aşktan tensel aşka, çoğunluktan azınlığa geçişliliğin nasıl mümkün olduğunu bu cesur anlatıda, Azra Öğretmen'le Tufan Yüzbaşı'nın gerilimli ilişkisinde bulacaksınız.
"Azra evine döndüğünde seremoni ile şarabını kadehe doldurdu, yer minderine uzandı. Anadolu'nun dağında bayırında büyümüş bir çocuk için, aşk nasıl başka ise, Arap illerinde büyüyen için de inanmanın biçimi farklıydı.
Kendisi yalçın bir kayadan tırmanıp, verimli bir ovadan batan güneşi izlemişti. Sonra da dizleri kan içinde inmişti sert kayadan. Ağlamak bilmeden, akan kana aldırmadan koşup kuzulayan koyuna yardıma yetişmişti. Kuzunun yaşama isteğine bakıp, doğanın sonsuz uyumunu anlayıp gönül vermişti."
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Doğu'm
Baskı tarihi:
Nisan 2009
Sayfa sayısı:
165
ISBN:
9786055765101
Kitabın türü:
Yayınevi:
Pupa Yayınları
"Aşka, özgürlüğe, kadın devrimine" adanmış Doğu'm. Azra Öğretmen'in kadınlara içkin gizil gücü keşfedişinin, kaybettiğini sandığı Tanrı'yı aşkla yeniden keşfedişinin öyküsü. Bengü Ela'nın günümüzde hâlâ tabu sayılan, din ve milliyet meselelerine tanıklıklarından yola çıkarak, kadın hassasiyetiyle yaklaştığı bir "Doğu'ya yolculuk" hikâyesi Doğu'm. Yazar, modern bir Çalıkuşu izleğinden yola çıkıp, ülkemizin güncel çatışmalarının suniliğini, kadınların erkek egemen toplumdaki yerini sorguluyor, tasavvufun Doğu'nun içinde barındırdığı, uzlaşmaz sanılan unsurları yüzyıllar boyunca nasıl bir arada tutabildiğini hatırlatıyor bizlere. Evrenselden yerele, ilahi aşktan tensel aşka, çoğunluktan azınlığa geçişliliğin nasıl mümkün olduğunu bu cesur anlatıda, Azra Öğretmen'le Tufan Yüzbaşı'nın gerilimli ilişkisinde bulacaksınız.
"Azra evine döndüğünde seremoni ile şarabını kadehe doldurdu, yer minderine uzandı. Anadolu'nun dağında bayırında büyümüş bir çocuk için, aşk nasıl başka ise, Arap illerinde büyüyen için de inanmanın biçimi farklıydı.
Kendisi yalçın bir kayadan tırmanıp, verimli bir ovadan batan güneşi izlemişti. Sonra da dizleri kan içinde inmişti sert kayadan. Ağlamak bilmeden, akan kana aldırmadan koşup kuzulayan koyuna yardıma yetişmişti. Kuzunun yaşama isteğine bakıp, doğanın sonsuz uyumunu anlayıp gönül vermişti."