kitabın konusu ve kapağı çok ilgimi çekmişti(özellikle ön kapaktaki sakın okuma! adlı yazı)bu yüzden kitabı okumam gerek dedim kendime fantastik kitap hayranı olarak.Kitabı başta birazcık çocuk kitabı sandım ama yanılmışım resmen bize insanın içindeki merak,bencillik,kendini diğer insanlardan üstün görme,kusursuzluğa inanma gibi duygular sıkça işlenilmiş.Bunların sonucu ise pişmanlık,kızgınlık,bıkkınlık,hüzün ve yok olma isteği gibi karmaşık duyguları karşımıza çıkarıyor.Konu bakımında özet geçecek olursak,Ismael ve Gustava adlı iki ana karakterimiz var.Gustavo avukat ama daha fazla para kazanmak uğruna başka bir meslek edinme yollarına girişmiş ve sonunda bir zengin antika meraklısı adamın isteği üzerine antika kitap alma işine girmiş.Bizim Ismael'imiz ise daha önceden kütüphanede çalışmış ve kitaplar hakkında belirli bir bilgi edinmiş bir insan olduğu için ve arkadaşı gustavo'nun isteği ve teklifi üzerine birlikte antika kitap bulma işine giriyorlar.Bu iki bahtsız insan bir iki antikacı geziyorlar ama ellerine bir iki kitaptan başka birşey geçmiyor.Bir gün başka bir antikacıya gidiyorlar ve antikacıdan birkaç kitap aldıktan sonra antikacı bir evin yerini tarif ediyor ve sizin istedikleriniz o evde kesinlikle var diyor.Bu eve gittiklerinde kapıyı yaşlı kambur bir adam açıyor.İçeri davet ediliyorlar ve kendilerini kim tarafından gönderildiklerini ve ne istediklerini söyledikten sonra üst kata çıkıyorlar ve kitaplara bakıyorlar yaklaşık beş altı kitap alıyorlar o gün için ve seviniyorlar çünkü içerisi bir odanın alacağı kadar kitapla doludur ve hepsi eski kitaplardandır.Parayı vurduk derlerken evi terk ediyorlar.Kitaplar bahtsız avukat Gustavo'da kalıyor ve arkadaşı Ismael bir haftalığına ailevi sebeplerden dolayı memleketine gidiyor.Geri döndüğünde rastgele aldığı bir