"Yazı masamın başına oturdum. Kalemi elime aldım. Kalem açma makinesine yerleştirip kolu çevirdim. Tam üç kere. Bu kadarı yazma sivriliği için yeterliydi. Hazneden kalemi çektim. Göz hizama kadar ucunu kaldırdım. Şaşı baktığıma neredeyse emindim. Tam istediğim keskinlikte. Kalemin namlusuna üfledim. Toz zerreleri önümdeki boş kâğıda düştü. Beyaz kâğıda dökülmüş siyahlıkları elimin tersiyle silkeledim. Yazmalıydım. İlhami’nin verdiği vehimden bir an önce kurtulmak için. Yazmalıydım."