O da pencereden yıldızlara baktı. Çocuk yuvasında, yıldızların darda kalan insanlara yardım ettiği, onlara yol gösterdiği söylenirdi. İnanmazdı bu tür söylentilere. Ama ilk defa bu gece buna içten inanmak istedi. Yıldızlardan yardım diledi.
"Bazen hedefe fırlattığımız ok, hedef tahtasını aşar. Ok hedefi tutmamıştır, dolayısıyla başarısız sayılmamız gerekir.
Ama biz, ok hedef tahtasını aştığı için kendimizi başarılı sayarız.”
Yirmi üç çocuk ile aynı odayı, ortak acılarla paylaşmışlardı. Özlem, ıstırap, yalnızlık yegane sermayeleri olmuştu. Haliyle umutları, hayalleri de ortaktı.
Tüm renkler yavaş yavaş koyu bir karanlığa gömülüyor. Işıkları açın lütfen... Karanlık çok karanlık... Siz bilmiyor musunuz ben karanlıktan korkarım.Abimi çağırın o korktuğumu bilir, açsın tüm ışıkları. Korkuyorum. Biraz su verin...
“Bazen hedefe fırlattığımız ok, hedef tahtasını aşar. Ok hedefi tutmamıştır, dolayısıyla başarısız sayılmamız gerekir.
Ama biz, ok hedef tahtasını aştığı için kendimizi başarılı sayarız.”