Ekmek ve ŞarapIgnazio Silone

·
Okunma
·
Beğeni
·
86
Gösterim
Adı:
Ekmek ve Şarap
Baskı tarihi:
Eylül 2002
Sayfa sayısı:
328
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756865262
Kitabın türü:
Çeviri:
Burhan Arpad
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Evrensel Basım Yayın
Elinizdeki kitap, Güney İtalyalı köylülerin faşist diktatörlüğe ve kilise bağnazlığına karşı olumsuz doğa koşullarında verdikleri yaşama mücadelesini anlatıyor. Bir yanda dünya çapında bir emperyalist savaş, diğer yanda içe kapanık yaşamlarını süren uzak İtalya köyleri. Ve köylülerin ilk kez karşılaştıkları bir rejim: Faşizm. Romanda iç içe geçen konulardan biri de sosyalist partisinin örgütlenme çabaları, devrimcilerin köylülere bilinç taşımaya çalışırken karşılaştıkları güçlüklerdir. Başkarakter Pietro Spina da bu devrimcilerden biri. İtalyan köylülerinin gelenekleri, dünyaya bakışları, üretim süreçlerinde çektikleri sıkıntılar ve buldukları çözümler, eğlence anlayışları Silone’nin edebi yeteneklerinden yansıyarak ulaşıyor bize. Üzemden şarap, buğdaydan ekmek yapanların daha neler yapabileceklerini gösteriyor bu kitap.
Proleterya, Propaganda, Faşist Dönem İtalya.

Pastörize edilmiş halkların, harmanlanırken birbirlerini bir kez de kendilerinin ezdiğini, sistemin üç ayaklı çiğneyicileriyle de bu işi pekiştirdiğini gösterir kitaptır. Faşist devirde İtalyan köylülerinin hoşnutsuzluktan hoşnutluk duymaya geçiş evreleri anlatılırken, arada sesi klise tarafından kıstırılmış fakir köylülerin şaraba ekmek banışlarının hikayesi.
Nitekim her ülke ve her yerde olduğu gibi sistemlerin ezici gidişine dur diyen, demek isteyen insanlar çıkıyor elbetteki.
Don Paolo ya da gerçek adıyla Spina bu gençlerden biri, genç denebilirse... Tanınmamak için suratını yaşlandırıp devrim hareketlerine rahip elbisesiyle devam eden, bir bakıma kiliseyi de devrimin içine yerleştiren devrimci. Yazarın o kadar samimi bir anlatımı var ki kitabı bir an elinizden bırakırsanız bunun o devrimcilere ayıp olacağını düşünmeye başlıyorsunuz. Hele ki Burhan Arpad' a çeviri için hakkını teslim etmek şart.

Savaşların her zaman bir yıkım barındırması kaçınılmaz ve yazar "" Savaş zamanlarinda evlenmek, dikenler arasına tohum ekmeye benzer "" (syf 11) diyor.
Günümüze bunu uyarlarsak doğan her çocuk, dikenler arasında bir gül, bir çiçektir. Öyle ki ""tek dişi kalmış canavar" ülkelerin barış götürme adına gittikleri yerlerde o çocukların geleceğini çaldığı bilinmektedir. Emperyalizmin had sahfaya çıktığı tarih belki de şu AN yaşadığımız çağa gelmektedir. Her tarafta evrensel dilin sömürge fareleri varken ve onlar suçsuz coğrafyaların eksenlerini kemirirken o yerlerin çocuklarına bakıp nasıl gülebilir insan. Nitekim Mustafa Kemal Atatürk ne güzel sòylemiş:

"Bir ulus kendi gücüne, yalnız kendi gücüne dayanmazsa, şunun bunun oyuncağı olur."

Bugün içinde savaş barındıran tüm ülkeler ulusunun gücünden uzaktadır. Toplum olarak bir olunmadığı müddetçe de bu sömürülüş her zaman devam edecektir.

Yarının ve bugünün çocukları adına, dünya savaşların olmadığı bir yer olsun.
Bu nadir bulunabilecek güzellikteki kitabı herkese tavsiye edebilirim.
Saygılarımla....
Yaşam ve okul başka başka şeylerdir. Okuldayken düş kurulur, fakat yaşamda yoksulluk vardır. Yaşamda, kendimizden daha yaşlı, daha eski olan bir gerçekle karşılaşır ve ona uymak zorunda kalırız. İnsan, olmaya can attığı gibi olamaz.
Ignazio Silone
Sayfa 23 - Everest B.Y.
Muricca: "Dağda maden olduğu söyleniyor" diyor.
Bonifazio: Tanrı saklasın" diyor.
Çoban: Dağ yoksulken bizimdir, fakat zengin olduğu anlaşılırsa hükümet elimizden alır. Hükümetin iki kolundan biri çok uzun, ötekisi de çok kısadır. Uzunu ile alır, kısası ile verir fakat bu kısa kol da ancak en yakınındakilere kadar yetişir.
Ignazio Silone
Sayfa 295 - Evrensel B.Y
Tilkinin bir mağarası, gökyüzündeki kuşların yuvaları var, fakat insanoğlunun, başını koyacak hiçbir yeri yok.
Ignazio Silone
Sayfa 29 - Evrensel B.Y
Bu toplum dini hükümetin ve bankaların emrine verilen rahiplerden, sanatlarını, felsefe ve bilgilerini satan sanatçı ve filozoflardan başkasına katlanamıyor. Sayıları pek az olan ötekilerse hapse atılıyor ya da sürgüne yollanıyor, eserleri boykot ediliyor ya da , "sessizce ortadan kaldırılmak" işlemi uygulanıyor.
Ignazio Silone
Sayfa 286 - Evrensel B.Y
Hepimizin de yaşamı bir armağan , tuhaf ve garip bir armağan. Kıskanç ve cimri olursak yoksul ve mahzun düşeriz, başkaları adına özveriden çekinmezsek zenginleşir ve güzelleşiriz.
Ignazio Silone
Sayfa 21 - Evrensel B.Y.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ekmek ve Şarap
Baskı tarihi:
Eylül 2002
Sayfa sayısı:
328
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756865262
Kitabın türü:
Çeviri:
Burhan Arpad
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Evrensel Basım Yayın
Elinizdeki kitap, Güney İtalyalı köylülerin faşist diktatörlüğe ve kilise bağnazlığına karşı olumsuz doğa koşullarında verdikleri yaşama mücadelesini anlatıyor. Bir yanda dünya çapında bir emperyalist savaş, diğer yanda içe kapanık yaşamlarını süren uzak İtalya köyleri. Ve köylülerin ilk kez karşılaştıkları bir rejim: Faşizm. Romanda iç içe geçen konulardan biri de sosyalist partisinin örgütlenme çabaları, devrimcilerin köylülere bilinç taşımaya çalışırken karşılaştıkları güçlüklerdir. Başkarakter Pietro Spina da bu devrimcilerden biri. İtalyan köylülerinin gelenekleri, dünyaya bakışları, üretim süreçlerinde çektikleri sıkıntılar ve buldukları çözümler, eğlence anlayışları Silone’nin edebi yeteneklerinden yansıyarak ulaşıyor bize. Üzemden şarap, buğdaydan ekmek yapanların daha neler yapabileceklerini gösteriyor bu kitap.

Kitabı okuyanlar 4 okur

  • Yavuz Akan
  • Reyhan Aydın
  • Metin Pir ( Von Kleist )
  • Afife Jale

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%50 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%50 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0