Existential Physics

Sabine Hossenfelder
Determinizm mi? Özgür irade mi?
Bugün yaptıklarınız evrenin dünkü durumundan, evrenin dünkü durumu geçen Çarşamba günkü durumundan vb kaynaklanır ve bu böylece Büyük Patlamaya dek uzanır. (...) Yollar arada bir gerçekten çatallanır ama bunda bizim hiçbir söz hakkımız yoktur. Kuantum olayları temelden rastgeledir ve bizim düşüncelerimiz şöyle dursun hiçbir şeyden etkilenmezler. Şimdi tüm bunların, ara sıra gerçekleşen etkileyemeyeceğimiz kuantum olayları dışında geleceğin belirlenmiş olmasıyla ilgili olarak ne anlama geldiğini tartışalım. Ben kendi adıma bunun özgür iradenin var olmadığı ve tartışmanın kapandığı anlamına geldiğini söylerdim. Buna cesaret edebilmemin nedeni, benden çok daha bilge birçok kişinin de işaret ettiği gibi, özgür irade fikrinin kendisinin tutarsız olmasıdır. Özgür iradenin özgür olabilmesi için ona hiçbir şeyin neden olmuyor olması gerekir. Ama eğer ona hiçbir şey neden olmuyorsa -Friedrich Nietzsche'nin sözleriyle "nedensiz bir nedense"- siz sözünden kastınız ne olursa olsun ona siz de neden olmuyorsunuz demektir. Bu, Nietzsche'nin özetlediği gibi "şimdiye dek düşünülmüş en iyi özçelişkidir." Ben bu konuda Nietzsche'nin yanındayım.
Sayfa 147·Kitabı okudu
Kuantum mekaniği olmadan, doğa yasaları belirlenimcidir. Bu, bir kez daha özetlemek gerekirse, elinizde bir başlangıç durumu varsa, sonraki herhangi bir anda neler olacağını belirsizlik olmayacak bir şekilde hesaplayabileceğiniz anlamına gelir.
Sayfa 127·Kitabı okudu
Reklam
Entropinin kaçınılamaz oluşu:
Evrenin zamanda ileri doğru bir yönü olmasının nedeni budur; bu zamanın oku, entropinin arttığı doğrultudur. (...) Böylece yavaş yavaş ve parça parça, organlarımız giderek daha verimsiz işler, derimiz esnekliğini kaybeder, yaralarımız daha uzun sürede iyileşmeye başlar. Süreğen hastalıklara, bunamaya veya kansere tutulabiliriz. Sonunda onarılamayacak bir şeyler bozulur. Yaşamsal organlarımızdan biri bizi yarı yolda bırakır, bir virüs zayıflamış bağışıklık sistemini alt eder veya bir kan pıhtısı beyne giden oksijen hattını keser. Ölüm belgelerinde türlü türlü tanılar görürsünüz ama bunların hepsi ayrıntıdan ibarettir. Bizi asıl öldüren, entropinin artışıdır.
Sayfa 73·Kitabı okudu
Simülasyonda yasadığımız iddiası üzerine:
(...) hangi doğa yasalarının bilgisayar simülasyonlarında oluşturabileceğiyle ilgili, belki de bilmeden büyük kabuller yaparlar ve bunun nasıl işleyeceğine değinmezler. Ancak tüm gözlemlerimizle yüksek duyarlıkla uyuşacak alternatif açıklamalar bulmak gerçekten zordur. (...) Ben simülasyon varsayımının popülerleştirilmesinin masum eğlenceden ibaret olduğunu düşünmüyorum. Bu bilim ile dinin bir karışımıdır ki bu genellikle iyi bir fikir değildir ve aslına bakarsanız birilerinin fişimizi çekmesinden başka kaygılanacak şeylerimiz vardır. Özetle, simülasyon varsayımı ciddi bir bilimsel sav değildir. Bu yanlış olduğu anlamına gelmez ama eğer onu benimsiyorsanız, bu, mantık sizin yanınızda olduğu için değil, inançlı olduğunuz içindir.
Sayfa 144·Kitabı okudu
Siz, ben ve geri kalan her şey parçacıklardan oluşur ve bizim gibi büyük nesnelerin yaptıkları, çok sayıda küçük bileşenlerinin yaptıklarının bir sonucudur. Ancak bir canlının veya nesnenin karakteristik özellikleri, bileşen parçacıkların kendilerine değil, onlar arasındaki çok sayıdaki ilişkilere ve etkileşimlere bağlıdır. Dolayısıyla, şu an bildiğimiz kadarıyla, bir varlığın veya nesnenin fiziksel tabanının değiştirilmesi olanaklıdır. Bu değişiklik, karakteristik ilişkileri ve etkileşimleri sürdürdüğü sürece, bilinç ve benlik de dahil olmak üzere işlevi de sürdürecektir.
Sayfa 113·Kitabı okudu
Çoklu Evrenler benim de kafama yatmıyor Sabine Abla.
Peki ama hangi anlamda gerçektirler? Gözlemlenemeyen evrenler, tanımı gereği gözlemlediklerimizi açıklama konusunda gereksizdir. Dolayısıyla onların var olduğu kabulü de gereksizdir. Bilimsel kuramların gereksiz kabuller içermemesi gerekir çünkü buna izin verirsek, evrenin bir tanrı tarafından yaratıldığı gibi kabullere de izin vermemiz gerekir. Bu tür fazladan varsayımlar yanlış değildir; bilimin dışındadır. Çoklu dünyalar yorumundaki fazladan evrenlerin gerçek olduğu da bu türden, bilimin dışındaki bir kabuldür.
Sayfa 133·Kitabı okudu
Reklam
Reklam