Fener Bekçisinin Rüyaları

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.716
Gösterim
Adı:
Fener Bekçisinin Rüyaları
Baskı tarihi:
16 Kasım 2011
Sayfa sayısı:
125
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054498222
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Şule Yayınları
Baskılar:
Fener Bekçisinin Rüyaları
Fener Bekçisinin Rüyaları
125 syf.
·1 günde·7/10 puan
- Yeraltı dünyasına inip, bolca cesetle, kötü sonla karşılaşıp, dünyaya geri dönmeye karar verdikten sonra A. Ali Ural'ın naif dili, beni biraz olsun su yüzüne çıkardı diyebilirim. Üzerimdeki ölü toprağını atmama yardım etti.

- Yazar bu eserinde 29 farklı rüyayı anlatıyor. Nasıl mı? Rüyayı bir perde olarak kullanan yazar bize hayatın içinden seslenmiş. Bazılarında kendini merkeze koymuş, yazar olarak başından geçenleri, okuyucu olarak bizlerle yaşadığı anıları, hafif iğneleyici ama asla kırmayacak şekilde anlatmış. İmza adlı eserinde bunu gördüm. Diğer bir eserinde çocukluktan bahsetmiş. Çocuklarımızın nasıl yetiştiğinden!!! Okuyunca aslında bunun içinde tezat olduğunu anlıyoruz. Aslında çocuklarımızı yetiştiremiyor, onları koşullama yoluyla bilinçaltına birşeyler yerleştiriyor. Bunun yetiştirmeyle alakası bile yok...

- Başka bir eserinde ise merkezde kendimizi buluyoruz. Bu hayattaki amacımız ne? Ne yapmaya çalışıyoruz? Ya da bir şey için çabalıyor muyuz? Yalnızca nefes alıp vermek için yaşamıyoruz değil mi?

- Ben öykülerin daha uzun olmasını isterdim açıkçası. Hepsi hemen hemen 4 5 sayfa. Değindiği güzel konularda çok kısa kalmış bu sayfa sayısı. Hayatın içinden örnekleri alıp o sayfalara yerleştirerek daha güzel şeyler ortaya çıkarabilirdi bence..

- Yaşadığımız hayata 29 farklı yönden bakmış yazar ve hepsinde de güzel dersler çıkarabileceğimiz noktalar var. Dilinin zarifliği ve örnekleri eseri daha güzel hale getirmiş. Keyifle okuyup dersler çıkarmamız gereken bir eser..
125 syf.
·10/10 puan
Bir ağacın tepeden tırnağa çiçek kesilmesi illizyon değilse nedir?
*
“Bu korkunç bir şey!” “Korkunç olan ne?” “İnsanın hiçbir şeyden pişmanlık duymaması.”
*
“Hayat devam ediyor,” yani. Geride kalanların cümlesidir bu. Ölümün yeni bir hayat olduğunu işaret etmek için değil “Ölen ölsün biz işimize bakalım.” Anlamında kullanırlar bu sözü.
*
Sonu tahmin edilen romanlardan ve hikâyelerden hiç hoşlanmam. Fimlerden de. Sonunu tahmin ettiğim anda film kopar.
125 syf.
·8/10 puan
Kitap tür bakımından öykü olup 125 sayfa içerisinde toplam 30 öyküden oluşuyor . İlk hikayesi olan 'Fener Bekçisinin Rüyalar' nda 29 rüyanın kalışından bahsediyor. Anladığım kadarı ile geri kalan 29 hikaye fener bekçisinin rüyalarını oluşturuyor.

Yazarın daha önce öykü türünde 'Yangın Merdiveni'kitabını okumuştum. İlk Ali Ural ile o kitapta tanıştım. Beni fazlası ile etkiledi ve kendine hayran bıraktı. Doğru söylemek gerekirse Yangın Merdiveni kitabını bu kitaba nazaran daha çok beğendim.

Yazarın hayal dünyası çok hoşuma gidiyor. Öykünün tüm gidişatını son cümlesiyle büyük bir değişikliğe uğratıp sizi bir kaç saniyeliğine önüzdeki duvara baktırıyor. Kelimeleri kullanma şeklini çok seviyorum. Bulutlarda yaşayan bir insan hissi veriyor bana. Toplu fotoğraflarda bulunmaktan hoşlanmadığı için çoğu zaman da onda kendimi buluyorum. Her biri farklı bir yolculuk olan öykülerinde bir çok kez kendime rastladım. En çok da "Dik Dur" öyküsü beni etkiledi. İçimde çoğu kez geçen bir muhabbeti kaleme döktü . "Bir Gün Daha Yaşamak" derken cellatın ipini boynumda hissettim. Aslında ruh dünyamızda çok kez yaşadıklarımızı Ali Ural kitaba topladı.

Kelimelerle güzel muhabbet edebileceğiniz hoş bir kitap. Tavsiye listemde yerini alabilir. Selametile
125 syf.
·Puan vermedi
Al yanına en vefakar dost olan çayını sessiz bir köşede oku göreceksin kitabın içinden açılan pencereleri, göreceksin fenerden ufukda gezen gemileri...
125 syf.
Art arda okuduğum Ali Ural kitaplarının üçüncüsü... Gerçi daha önce Posta Kutusundaki Mızıka adlı kitabını da okumuştum. O çok farklı bir kitaptı, ama okuduğum diğer kitaplarıyla birlikte bu kitabı da çok güzeldi.

Zaman zaman "Ben ne okuyorum?" "Yazar burada ne demek istemiş?" gibi metne nüfuz edememekten kaynaklı sorular sordursa da öyle cümleleri var ki içinize işleyen, onların hatrına her türlü oku(n)maya değer.
125 syf.
·4/10 puan
Posta Kutusundaki Mızıka kitabından sonra büyük bir hevesle okumaya başladığım bu kitabı benim için büyük bir hayal kırıklığı oldu. Kitabı okurken bitmesi için yalvardım resmen. Posta Kutusundaki Mızıka ne kadar harika bir kitapsa Fener Bekçisinin Rüyası bir o kadar hayal kırıklığı benim için.
125 syf.
·9/10 puan
"Bir Gün Daha Yaşamak" derken cellatın ipini ben hissettim boynumda.Hoş girdikçe insanın kaybolmak için can attığı hikayeler dizisi.
125 syf.
·8 günde·Puan vermedi
Âh Ali Ural, üslubun o kadar kendine öz ki, bir o kadar güzel ve bir o kadar dahi sorgulatıcı..
Her eserinden ayrı tat aldığım ve biraz okumasam özlediğim Ali Ural’ın okuduğum 6. kitabıydı. Her eserini gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim ancak üslubuna alışmanız açısından Posta Kutusundaki Mızıka ile başlamanızı öneririm.
Bu ise yayımlanan 2 öykü kitabından birisi, denemelerinden sonra bu öyküleri okumanız ikinci kez hayran kalmanızı sağlayacaktır diye düşünüyorum.
Sevgiyle, kitaplarla kalın.
125 syf.
·Beğendi·10/10 puan
bir şeyler oluyor kulak kesilin. Patiler sessiz.”
”Bir tebessüm ne kadar pahalıdır, bilseniz.”
” ‘Düşmek’ kelimesinin arkadaşıdır ‘yaralanmak’. Yaralıyım.”
” Eski ırmaklar yol gösterir susuza.”
”Öyle bir nefes aldı ki yıldızları çekti içine. Şafak söktü o an. Güneş hayat mührünü gökyüzüne vurdu.”
”Evliliğin bir cambazlık olduğunu ima eder gibi havada bale yapıyorlar. Müzik birdenbire kesilse düşecekler yere.”
”Hayat karşımıza duvarlar çıkarsa da kader o duvarlarda pencereler açıyor.”
”Hey ölüler o kadar da üzülmeyin. Bir gün siz de dümen kıracaksınız hayata. Siz de kurtulacaksınız batan gemiden. Bir tahta parçasına tutunduğunuz anda, işte o anda değişecek her şey.”
”Açılamayan ağızda dil ne yapsın. Soru sorma hakkım alınmış. Cevap zamanı yaklaşıyor. Demek ki başkası soracak.”
" ‘Bir Gün Daha Yaşamak’ derken cellatın ipini ben hissettim boynumda.”
️İlk defa okuyorum yazarı ve bir solukta bitirmek değil; kalemine doyamamak oldu. 30 öykü ilk öykü fener bekçisi ve geriye kalan 29 öykü ise fener bekçisinin rüyaları.
Ruh dünyasının bizimle buluştuğu anlar..
Öyle bir cümle kuruyor ki kalakalıyorsun.
Ne yani şimdi! dedim her öyküde.Tebessümle, düşünceli ve sinmiş.
Hayal dünyasına, betimlemelerine, vurgularına bayıldım.
Fazla sözle büyü bozulur benim nazarımda.
Bütün kitaplarını okuyacağım.
125 syf.
A. Ali Ural'ın kalemini çok sevdiğimi daha önce de defalarca belirtmiştim. Deneme türünde en sevdiğim kitapları bu yazardan okudum. Ve yazarla sevdim deneme türünü. Bu kitap da yine yazarın usta kaleminde çıkmış çok güzel bir kitap. Kelimelerle oynamayı çok seviyor yazar. Birbirinden bağımsız düşünceleri biraraya ustaca getiriyor. Yazarın en belirgin özelliği de digerlerinden farklı olan bu tarzı zaten. Tavsiye ederim. Keyifli okumalar
125 syf.
·4 günde
Kitap tür bakımından öykü olup 125 sayfa dan oluşup, akıcı bir dille, zarif anlatım ve güzel örneklemelerle anlatılan
29 farklı fener bekçisinin rüyalarından oluşan bu eserde yazar kendisini merkeze koyarak, başından geçenleri, hafif iğneleyecisi ve kimseyi kırmadan rüya perdesi halinde anlatmıştır.
Her biri farklı bir yolculuk olan öykülerinde bir çok kez okurken
kendinizi öykülerde bulabiliyorsunuz. Öyküler içindeki, ölmek dışında hiçbir şey ayıp değil, utanılacak bir hayat yok:ne kadar uçlarda yaşarsan yaşa, gizlemen gerekmiyor.kar bile örtmüyor.şeffaflık çağında yaşıyoruz dediği "Dik Dur" öyküsü çok hoşuma gitti ayrı bir keyif aldığımı söyleyebilirim.
Yazarın kelimeleri kullanma şeklini çok seviyorum. Birbirinden bağımsız düşünceleri bir araya ustaca getiriyor.
İyi okumalar dilerim.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Fener Bekçisinin Rüyaları
Baskı tarihi:
16 Kasım 2011
Sayfa sayısı:
125
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054498222
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Şule Yayınları
Baskılar:
Fener Bekçisinin Rüyaları
Fener Bekçisinin Rüyaları

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0