Bu kitabı büyük bir keyifle okudum. İçindeki kahramanların her biri hayatın tam içinden; bugün kazanıp bugün harcayan, anı yaşayan, küçük şeylerle mutlu olmayı bilen insanlar…
Sayfalar ilerledikçe kendinizi onların yanında yürüyormuş, aynı sokaklardan geçiyormuş, aynı sofraya oturuyormuş gibi buluyorsunuz.
Hikâye sadece anlatılmıyor; yaşatılıyor.
Karakterler o kadar sahici ki, sanki bir yerlerde gerçekten varlar.
Kitabı okurken sık sık şunu düşündüm: Keşke filmi de çekilse… Çünkü bu hikâye sadece okunacak değil, izlenecek kadar da güçlü yazılmış. O sıcaklığı, o samimiyeti beyaz perdede görmek çok güzel olurdu.