Ğada'nın güvercin gözlerindeki yaşam sevincini düşündü. Kahkahaları gelip hücresine misafir olduğunu sandı. Endamı, güzelliği, dik yürüyüşü, onun o yırtıcılığı ve cesurluğun vermiş olduğu öz güveni düşündü. Oysa şimdi elleri ayaklarıbağlanmış göbekli Riyad'ın eline düşmüştü Ğada.
Ğada ile beraber gezdikleri anılar geldi canlandı kömür karanlığında. Beraber gezdikleri adım adım tüm Şam sokaklarını dolandıkları yerlerin hayaline daldı. "Ğada" diye yeniden inledi. Mığto ile olan tüm anıların ağırlığı kadar birkaç damla geldi gözlerinden yüz hattından aşağıya doğru ağır ağır aktı.
(Arka Kapak)