Bu hayat dünyasının temasiyle, uzuvlarımın muhteşem kılındığını hissetmekteyim. Ve nefsime itimadım, şu anda kanımda rakseden asırların kalb atışından gelmektedir.
Aklın korkusuz, başın dik tutulduğu,
Bilginin hudutsuz olduğu,
Dünyanın, dar ailevi duvarlarla parçalanmadığı,
Sözlerin hakikatin derinliğinden geldiği;
Yorulmak bilmeyen mücadelenin kollarını mükemmelliğe uzattığı,
Aklım temiz akıntısının, ölü alışkanlığın korkunç çölünde yolunu kaybetmediği;
Senin, aklı daim gelişen düşünce ve harekete yönelttiğin;
O hürriyet cennetine Vatanımı uyandır.
Ey kendini kendi omuzlarında taşımaya çabalayan çılgın. Ey kendi kapısında dilenmeye gelen dilenci.
Bütün dertlerini o herşeye tahammülü olana bırak ve asla pişmanlıkla gözün arkada kalmasın.
Arzun, nefesiyle dokunduğu lâmbanın ışığını anında söndürür o ilâhî değildir onun kirli ellerinden gelen ihsanları alma. Sadece ilâhî aşkın ihsanını kabul et.
İnsan seni bilince, o zaman yabancı diye biri yoktur, o zaman tek kapı kapalı değildir. Ah, çokluğun oyununda bir olanın temasının bahtiyarlığını asla kaybetmiyeyim; bu duamı kabul eyle.