Buckingham Dükü Oliver Harding, zenginliği, ünvanı ve kusursuz görünen hayatıyla herkesin hayran olduğu bir adamdır. Ancak onun ilgisini çeken tek kişi, malikânede çalışan sakar, gururlu ama aynı zamanda sıcacık kalpli temizlikçi Lottie olur. Lottie ise küçük kız kardeşine bakabilmek için yıllardır tek başına mücadele eden, hayatta kalmaya çalışan genç bir kadındır. Oliver’ın ilgisine kapılacak zamanı da güveni de yoktur. Buna rağmen ikisi arasında giderek büyüyen beklenmedik bir yakınlık, bütün dengeleri altüst edecektir. Ta ki yanlış anlaşılan bir olaya kadar. Oliver, Lottie’nin ona ihanet ettiğini düşünür ve gücünü, konumunu kullanarak Lottie’nin hayatını zorlaştırmaya başlar.
Dük ve temizlikçinin beklenmedik aşkı mı? Severiz
Kelimenin tam anlamıyla bayıldığım bir kitap oldu, hatta artırıyorum: yılın tüm duygularıyla okuduğum kitabıydı.
Daha ilk sayfalardan itibaren sakar ve gururlu Lottie ile kendine güvenen Oliver’ın yakınlaşmasını sırıtarak okudum. Gayet güzel ilerleyen ilişkileri, büyük bir yanlış anlaşılmayla tamamen kaosa dönüşüyor. O andan itibaren ikili resmen düşman hâline geliyor. Yine de her şeye rağmen Lottie’yi kaybetmek istemeyen Oliver’ın aklına tek bir çözüm geliyor: Ailesinin yıllardır süregelen geleneklerine uygun şekilde sahte bir nişan planı yapmak. Ama bu oyun sırasında ikisinin de duyguları giderek daha karmaşık bir hâl alıyor. Eh, neticede bir yerden sonra bu durum sahte bir nişan olmaktan çıkıyor. Hafif nefretin aşka dönüşmesini okumak inanılmaz keyifliydi. Ben dediğim gibi bayılarak okudum ve bahsettiğim trope’ları sevenlere gönül rahatlığıyla öneriyorum. Yazarın diğer kitabını da kesinlikle okumak istiyorum!
#olimposyayınları #gönülçelen #susietate