·
Okunma
·
Beğeni
·
11,9bin
Gösterim
Adı:
Görünmez Kentler
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
204
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750804663
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Le Citta Invisibili
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Görünmez Kentler
Görünmez Kentler
Görünmez Kentler
Modern dünyanın masal anlatıcısı Italo Calvino'nun Türkçede uzun süredir görünmeyen kitabı Görünmez Kentler, tekrar elimizin altında... Kubilay Han'ın atlasında yolculuk eden Marco Polo... Batının doğuyu gören gözünün kurduğu hayaller bir yanda, modern kentin içinden çıkılmazlığı ve geleceği öte yanda...

"Kitap bir alan; okur içine girmeli, dolanmalı, belki kendini kaybetmeli, ama belli bir noktada bir çıkış hatta birçok çıkış bulmalı. Kitap, dışarı çıkabilmek için bir yola koyulma olanağı."
Okur, kitabı eline aldığında, yazarın kentleri arasında dolanacağından, önüne altın harflerle sunulan olasılıkları yutacağından, sonunda okuduklarını kendi zihnindeki ideal kentlere ekleyeceğinden emin olmalı. Okur, kitabı, mümkünse, büyük bir caddenin kenarına dizilmiş kahve masalarından birine ilişerek, okumalı; göz önündeki gerçekle, göz önündeki kurguyu daha iyi görebilmek için...

"Belki de kent yaşamının kriz noktasına yaklaşmaktayız ve Görünmez Kentler, yaşanmaz hale gelen kentlerin kalbinden doğan bir rüya."
204 syf.
·3 günde·6/10 puan
Calvino'nun okuduğum ilk kitabı. Ankara'daki toplantıda okumak için seçtiğimiz kitaptı. İsmi itibariyle aslında merak ettiğim bir kitaptı. Ancak okuduktan sonra kitabı pek beğenmedim.
Kitap Marco Polo'nun gezdiği şehirleri Kubilay hana anlatmasıyla ilgili.Anlattığı şehirler genel olarak kadın isimlerinden oluşuyor.Şehirleri 3-4 sayfada anlatıyor. Bir şehri okurken o şehri daha yeni kafanızda canlandırıyorken yeni bir şehir anlatmaya başlıyor.Bu yüzden şehirler bazen birbirine karışıyor.Bana göre kitapta bir bütünlük yok.
Toplantıda diğer bir iki kitabının iyi olduğunu Seray söyledi.Ancak ilk kitabını beğenmediğim Calvino'nun diğer kitaplarını okur muyum bilemiyorum:)
204 syf.
·13 günde·Beğendi·7/10 puan
Kitapta anlatılan şehirler, yazarın dilinin güzelliği ve bir kitapla yolculuk etmek bu kadar güzel olabilirdi. Ben beğendim. Parça parça anlatımlı kitaplardan pek hoşlanmam ama Calvino'nun anlatımı insana işliyordu. Tavsiye ederim.
204 syf.
·Puan vermedi
Öncelikle kitap hakkında yorumuma başlamadan kitapla bağlantılı ufak bir bilgi vermek istiyorum. Bulmaca konu sayısal olmayan bütün bulmacalara mesafeliyim. Hiç sözel bulmaca çözmedim desem yalan olur ama çok zevk aldığımı ve kendimi verdiğimi söylenemez. Hatta sudoku da rakam yerine harf kullanıldığında çözme hızım en az 2-3 dakika düşüyor. :D Ondan kitabın göstergebilimsel üzerine olan kısmı hiç incelemedim. Bu yüzden kitabın asıl söylemek veya dikkat çekmek kısmını incelemedim demek oluyor göstergebilimsel'in tanımından anladığıma göre.
Gelelim kitap ile görüşmelerime, bu yorumda olumlu görüşlerimi ayrı olumsuz görüşlerimi ayrı sıralamayacağım. Göstergebilimsel kısmı incelemediğim için bir olumlu bir olumsuz düşüncelerimi söyleyeceğim. Öncelikle şehir tasvirleri zihnimde canlandırmak hoşuma gitti. Ama şehirlerde bir olay ve bir karakter olmaması(Çoğunda diyelim. Bazılarında vardı.) şehirleri içine girmemi engelledi sadece resim olarak kaldı. Kubilay han ile Marco Polo'nun muhabbetleri çok güzel olmakla beraber. Bence biraz daha derinlemesine olmalı idi. Kentleri gördüm ama hepsinin içine giremedim. İleride şehirleri sayısal olarak ayırıp tekrar okumayı düşünüyorum.
204 syf.
·7 günde·7/10 puan
Kitabın yorumunu henüz sıcakken yazmak isterdim ama bir haftalık bir rötar söz konusu ne yazık ki.
Calvino ile bu kitapla tanıştım. Yazarın anlatım tarzı çok farklı, masalsı bir üslupla sizin karşınıza çıkıyor, başta farklı gelse de sayfalar ilerledikçe alışıyorsunuz. Marco Polo'nun yaptığı seyahatleri Kubilay Han'a anlatırken bizde onlara kulak veriyor ve 55 'olmayan' kente yolculuk yapıyoruz. Calvino her kentte farklı bir şey işlemiş, hepsinin bir alt mesajı var, açıkçası tüm alt mesajları doğru anlayabildiğimden emin değilim ama bazılarını çok sevdim.

"Anlatıya yön veren ses değil,kulaktır."

Kitabın farklı bir havası var, okurken masalsı anlatımı beni biraz sıksa da büyüleyici bir tarafı da vardı kitabın, insanın zihninde farklı bir yankı uyandırdığı muhakkak. Görünmez Kentler'i çok sevmesem bile beni etkilediği ve farklı hisler yaşattığı bir gerçek. Kitabın çok sevdiğim bir pasajı ile de yorumumu bitirmek istiyorum, sanırım kitabı en iyi tanımlayacak cümleler burada saklı;

"Ve Marco Polo konuştu: "Senin satranç tahtanda iki ağaç kullanılmış efendimiz: abanoz ve akağaç. Aydın bakışının ısrarla üzerinde durduğu bu parça bir ağaç gövdesinin kurak bir yılda büyüyen halkasından kesilmiş: lifler nasıl dağılıyor görüyor musun? İşte şurada belli belirsiz bir düğüm fark ediliyor: erken bir ilkbahar günü bir tomurcuk fışkırmaya çalışmış besbelli, ama gecenin çiyi geri çekilmeye zorlamış onu."

Yüce Han o ana dek yabancının Tatar dilinde kendisini bu kadar akıcı, bu kadar rahat ifade edebildiğini fark etmemişti, ama onu asıl şaşırtan bu değildi.

"İşte daha iri bir delik: belki de bir kurtçuğun yuvasıydı bu; tahtakurdunun olamaz, çünkü doğduğu andan başlayarak durmadan oyardı ağacı o, yapraklarını kemirerek ağacın kesime ayrılmasına neden olan bir tırtılın yuvası olmalı... Daha çıkıntılı komşu kareye tam bitişsin diye bu kenarı hafifçe yontmuş marangoz keskisiyle..."

Boş ve düzgün bir tahta parçasında okunabilecek şeylerin kalabalığında boğuluyordu Kubilay; Polo konuşmayı, abanoz ormanlarına, nehirleri bir uçtan bir uca geçen kütük yüklü sallara, rıhtımlara, penceredeki kadınlara vardırmıştı bile... "
206 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Modern dünyanın masal anlatıcısı Italo Calvino'nun kaleme aldığı Görünmez Kentler, uzun süredir raflarda bulunamayan bir eser. Marko Polo'nun Tatar imparatoru Kubilay Han'a sunduğu bir dizi düşsel gezi notundan oluşan kitapta Calvino, her birine birer kadın adı verdiği kentleri anlatmış ve bu kentleri, Marko Polo ile Han'ın söyleşileriyle birbirine bağlamış. Calvino'nun kelimeleri kullanışındaki ustalık, Görünmez Kentler'e farklı farklı anlamlar yüklüyor; okuru her seferinde başka yolculuklara sürüklüyor. Bu yolculuk sırasında, Görünmez Kentler'in kapısını okura, Işıl Saatçıoğlu'nun özenli çevirisi aralıyor.

Kentlerin görünmez olması hayali olan kentlere yazar kadın isimlerini vermesi sebebi iledir. Küçük prensin gezegenlerde dolaşması gibi bizi şehir şehir öyküleyici anlatım ile dolaştıran yazar bizi bir serüvene çıkartıyor. Zaman olarak belirli bir düzeni olmadığı için aralarında bağlantı sorunu yaşayabileceğiniz bu eseri sizlere tavsiye ederim.
Dipnot;
Bu kadar hızlı bitmesini sebebi maalesef önsözün çok fazla olması ve benim önsöz okumamam sebebi iledir.
204 syf.
·6 günde·Beğendi·Puan vermedi
Kitap, Papa'nın mektubunu Kubilay Han'a göndermesi için görevlendirilen Marco Polo ve Kubilay Han arasındaki diyalogların Calvino tarafından düzenlenmesi ve Marco Polo ağzından olarak gösterilen aslında yazarın hayal gücünde oluşturduğu şehirlerden oluşuyor. Ancak bunlar öyle şehirler ki somutlaştırılabilecek ancak son derece soyut şehirler. Bu soyutlukla kitabı anlamam zaman aldı. Sonlara doğru ancak kitapla bütünleşebildim. Ancak şöyle demeli ki; kısa yolculuklar istiyorsanız eğer, başucu kitabınız olsun ve ara ara sizi bu yolculuklara çıkarsın.
.
.
Soyut olmasına rağmen somutluk da hissedilir düzeyde. Çünkü aslında yazar etkilendiği kentlere ütopik dokunuşlar kondurmuş. Derinlemesine betimlemeler ve derinlemesine hissedişlerle, yoğun şiirsel anlatışla, baş ve son arasındaki hızlı geçişlere ulaşma çabasıyla zihninizi uğraştıracak bir kitap.
.
.
Kentlere sıkışıp kalmış insanlara bir yol, bir ferahlama sağlarken, acaba yazarın insanlardan kaçışın alternatifini sunduğu bir eserde miyim, hissi oluşturması nedeniyle rahatlatıyor sizi. Fantastik kitaplardaki hayal gücü genişlemesini, beyninizdeki zonklamalarını burada da hissediyorsunuz.
.
.
Her kent bir insan diyebiliriz belki de. İnsanların bencilliği, ikiyüzlülüğü; iyiliği, sadeliği kentlere verilmiş sanki. Kubilay Han ve Marco Polo arası diyologlarla anlatım ve onların zıtlığının kitaba eşlik etmesi de, kentlerdeki zıtlıklar gibi size farkındalık oluşturan bir yön oluyor.
.
.
İnsanlarla kurulan ilişkilere göre gelişen iplerle oluşan kenti çözmenin karmaşıklığı ; diğer bir kentteki en iyi, iyi ve kötülüklerin biriktiği üç boyutluluğu hissetmenin ilginçliği; her gelen mimari yapının çevrede biriktiği, böylece küresel olarak oluşan başka bir kentin düzenliliği sizi esir alıyor ve kitaba takılı kalıyorsunuz. Diğer kentler için kitaba...
206 syf.
·5 günde·7/10 puan
Görünen yahut görünmeyen iki kent arasında Görünmez Kentler’i okumaya başladım. çünkü çok başka bir şey bir trende bir kitapla başbaşa olmak.Sıcaklık rahatsız edici ama bu güzel zamanlara gölge düşürmesine izin veremem.

29 HAZİRAN 2019
Tren yolculuğundan kalanlar..nedense kişinin kendi ile en çok yalnız kalabildiğine inandığım seyahat türü... cama başını dayayıp kayıp giden raylara, ağaçlara, binalara, yollara, doğaya bakıp hayallere dalarken huzur verdiğine inanıyorum.Tasvirine sanırım şöyle diyebilirim. Zamanın su gibi akıp gittiği ve insanın kendi karanlıklarına seyahat düzenlediği ruhsal bir yolculuk..Tabiki bu güzelliği #görünmezkentler ile paylaşmak ayrı bir zevkti.Teşekkürler Calvino
206 syf.
·8 günde·9/10 puan
Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu'yu (BKGEBY) okuduktan sonra en sevdiğim yazarlar arasında yerini alan Calvino'nun okuduğum ikinci kitabı Görünmez Kentler oldu (Amerika Dersleri'ni saymıyorum, ödevim için yalnızca bir kısmını okuduğundan).

Italo Calvino'nun farklı bir düşünce dünyası var, bu kitabında "kent" kavramı/imgesi/göstergesi, istediğinizi diyebilirsiniz, çevresinde oluşan düşüncelerini aktarmış. Bunu yaparken de Marco Polo'yu ve Kubilay Han'ı kurguda bir araya getirmiş.

Kitabı açtığınızda Calvino'nun Görünmez Kentler üzerine yazdığı bir metin karşılıyor sizi, bir konferanstan alınan metin. Akabinde yine Calvino'nun Amerika Dersleri'nde bir bölüm olarak ele aldığı "kesinlik" kavramıyla kent arasındaki ilişkiyi irdeleyen bir metin var. Kitabı anlama noktasında bu metinler oldukça yararlı, asıl kısma geçmeden önce bu metinlerin atlanmaması tavsiyemdir.

Kitapta başlangıçta bir de "Sunuş" başlığı altında bir makale var ki -bence- kitabı daha iyi kavramak adına Calvino'nun her iki metni kadar kıymetli. Ben BKEBY'yi okurken yaptığım gibi kitabı bitirdikten sonra bu metinleri tekrar okuyacağım, zira anlatılanları iyice özümsemem için en sevdiğim yöntem bu.

Görünmez kentlerin her birini bir kadın ismiyle anıyor yazarımız, bunun bir sebebi var mı, ki olduğunu düşünüyorum, varsa nedir? Bu ve bunun gibi soruların cevabını kitap üzerine yapılan inceleme ve araştırmaları okuyarak ulaşacağım.

Son olarak, kentleri gözümde canlandırırken aklımda hep şu sorular dolandı durdu: Calvino'nun bu görünmez kentleri daha önce bir film ya da dizide karşıma çıktı mı? Neden sinema dünyası bu kentleri beyaz perdede görünür kılmaya çalışmıyorlar? Âlâsını bulamazlar böylesinin. :)

Not: Bence en ilginç kentlerden biri Adelma, tek kelimeyle muntazam!

Görünmez Kentler Italo Calvino Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu Amerika Dersleri
Yani arkadaş Tamam sanattan anlamıyorum, cahilim Vs de bu ne ya. Inceleme sunuş gayet üst bir dilde. Onları çözeyim diye zorlan , sürekli google a başvur. Kitap başlasın cin ali ....vakit kaybı
Düşündüm: “Yaşamda bir an geliyor, tanıdığın insanlar arasında ölüler canlılardan çok oluyor. Ve beyin başka yüz hatlarını, başka ifadeleri kabul etmeye yanaşmıyor: rastladığı bütün yeni yüzlere eski izlerin damgasını vurup her birine en uygun maskeyi buluyor.”
Kentler vardır, yıllarla ve değişerek arzuları biçimlemeyi sürdürürler; kentler vardır, ya arzularca silinir ya da arzuları siler, yok ederler.
" Sözlerim, senin etrafında hangi ülkeyi kurarsa kursun, bu sarayın yerinde kazıklar üzerine kurulmuş bir köy de olsa.. sen hep kendi durduğun yere benzer bir yerden göreceksin onu. "

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Görünmez Kentler
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
204
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750804663
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Le Citta Invisibili
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Görünmez Kentler
Görünmez Kentler
Görünmez Kentler
Modern dünyanın masal anlatıcısı Italo Calvino'nun Türkçede uzun süredir görünmeyen kitabı Görünmez Kentler, tekrar elimizin altında... Kubilay Han'ın atlasında yolculuk eden Marco Polo... Batının doğuyu gören gözünün kurduğu hayaller bir yanda, modern kentin içinden çıkılmazlığı ve geleceği öte yanda...

"Kitap bir alan; okur içine girmeli, dolanmalı, belki kendini kaybetmeli, ama belli bir noktada bir çıkış hatta birçok çıkış bulmalı. Kitap, dışarı çıkabilmek için bir yola koyulma olanağı."
Okur, kitabı eline aldığında, yazarın kentleri arasında dolanacağından, önüne altın harflerle sunulan olasılıkları yutacağından, sonunda okuduklarını kendi zihnindeki ideal kentlere ekleyeceğinden emin olmalı. Okur, kitabı, mümkünse, büyük bir caddenin kenarına dizilmiş kahve masalarından birine ilişerek, okumalı; göz önündeki gerçekle, göz önündeki kurguyu daha iyi görebilmek için...

"Belki de kent yaşamının kriz noktasına yaklaşmaktayız ve Görünmez Kentler, yaşanmaz hale gelen kentlerin kalbinden doğan bir rüya."

Kitabı okuyanlar 973 okur

  • Umut Sünnetci
  • Sebanur Kaya
  • Zeynep Sena
  • Ezgi Kılıç
  • Martin Eden
  • Burak Çap
  • Bahar Busra
  • Seval Yılmaz
  • Onur
  • Arthur Schopenhauer

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%1.6 (5)
9
%3 (9)
8
%3.3 (10)
7
%3.6 (11)
6
%2.3 (7)
5
%1 (3)
4
%0.3 (1)
3
%0.7 (2)
2
%0.3 (1)
1
%0

Kitabın sıralamaları