Öncelikle yazarı takdir ediyorum cesaretinden dolayı!Kanuni gibi bir padişahı; veziri İbrahim ve cariyesi Hürremsiz karar dahi alamayan bir adam olarak tanıtmış .Üstüne saltanat uğruna öldürülen dostlar,evlatlar,torunlar da eklenince!! Sadece bu kitaptan tanıyan net Kanuni’den nefret eder. Kişisel hayatı beni ilgilendirmez. Eleştireceğiz elbet fakat başarılarını, önderliğini ,koca Kanuni’yi silip atmış yazar. Bunu bilip buna göre okuyun
HürremM. Turhan Tan (Mehmet S. Fethi) · Ihlamur Basım Yayın · 2016292 okunma
Tarihin en önemli yüzyılında en önemli padişahın hayatını ve onun sevdiği kadın ile olan ilişkisini ve sevdiği kadının çektiği zorlukları uğradığı haksızlıkları görmenin yanında bu kadının nasıl sinsi planlar yaptığınıda okuduğunuz zaman anlayacaksınız.
HürremM. Turhan Tan (Mehmet S. Fethi) · Ihlamur Basım Yayın · 2016292 okunma
2008 yılında okumuştum çok güzeldi betimlemeler ve tarih konularına meraklıysanız sürükleyici bir üslup hakim tavsiye ederim gerçekten beğenmiştim Hürrem sultana sempati besletmeselerdi iyiydi ama yine de iyi bir kitap
Hürrem SultanM. Turhan Tan (Mehmet S. Fethi) · Oğlak Yayınları · 2002292 okunma
Hürrem kimdir??
Kanuni Sultan Süleyman'ın nikahlı eşi, II. Selim'in annesi ve Osmanlı tarihinin en güçlü "Haseki Sultan"ıdır. Ukrayna (Rutenya) asıllı (Alexandra Lisowska/Anastasia) olan Hürrem, kölelikten gelip nikahla padişah eşi olan ilk cariyedir. "Kadınlar Saltanatı" dönemini başlatan, saray siyasetinde etkili bir figürdür.
Kanuni Sultan Süleyman ile nikah kıyarak cariyelerden saray hiyerarşisinde köklü bir değişim yaratmış, Şehzade Mehmet, Mihrimah Sultan, Şehzade Abdullah, Şehzade Selim, Şehzade Bayezid ve Şehzade Cihangir'in annesidir.
Etkisi: Kanuni üzerinde çok büyük etkisi olmuş, devlet işlerinde ve saray entrikalarında aktif rol oynamış, İstanbul Haseki'de kendi adına külliye ve hamam yaptırmıştır.
Osmanlı Sarayı o güne dek bir böyle aşk görmemişti. Koskoca cihan hükümdarı, bir cariyeyi nikâhlıyordu. Yani İstanbul’a yeni gelmiş bu Moskof güzelini tahtına eş, kendine denk tutuyordu.
Süleyman’ın biricik sevdiği, yar-ı canıydı Hürrem.
Tarihin en büyük aşklarından birinin başrolünde oynadı. Böylece tüm kadınlar saltanatının en görkemli, en erişilmez, en etkili figürü oldu. Bir büyüydü, bir ilaheydi, bir afetti…
Peki, bir melek miydi,
yoksa şeytan mı?
Acıttı, ezdi... Dudakları padişahın teninde tutkuyla gezdi. Bir bakışıyla kelleler uçurdu, bir sözüyle destanlar yazdırdı. Hürrem
Yıldızlar" dedi, "niçin parlar, bilir misin?.. Güneşe aşık olduklarından. Ay, niçin incelir, solar, erir?.. Aşktan. Çünkü yıldızlar gibi o da güneşe gönül vermiştir. Rüzgarlar, aşkın çocuğu ve aşkın esiri olan tabiatın sesidir. Kuşlar, hep aşk cıvıldar. Bülbülün bildiği tek bir beste varsa aşktır. Aşk olmasaydı yer olmazdı, gök olmazdı, hayat
olmazdı, anladın mı küçük?" S:105
Sultan Süleyman, Hürrem’i yakalayıp bir endam aynasının karşısına getirdi.
“Bak,” dedi. “İyi bak. Ne