Bu kitaba inceleme yazmam mümkün değil. Mümkün değil, çünkü hani size sorarlar ya "bana aşkı tarif edebilir misin?", "bana mutluluğun resmini çizebilir misin Abidin?" yok hayır, tarif edilemez, çizilemez. Mükemmel, bu kitabı tarif etmek için biraz zayıf kalır.
Hadi başlayalım, elimden geldiğince size "mükemmeli" tarif etmeye, anlatmaya çalışayım.
Örümcek Kraliçe'nin Savaşı Serisinin bu 5. kitabı dehşet bir açılış yaparak başlıyor. İnsanın tüylerinin dikilmesini, midesinin burulmasını, kanının çekilmesini size satır satır tecrübe ettiriyor. Çok acayip çook :D
Kitabın yazarı Phillip Athans için Salvatore şöyle diyor: "Unutulmuş Diyarlar'ı yeni bir seviyeye ve yeni bir tınıya taşıyan..."
Başlıktaki sorunun cevabını vermiş yazar, evet yapabilmiş! Gerçekten karanlığın resmini yapmış ve size öyle bir hissettiriyor ki...
Gerçekten yazar, drowları bambaşka bir seviyeye çekmiş. Hani o tanıdığınız drowları unutun. Salvatore'nin yazdığı drowlar bu kitaptan sonra artık gözünüze "buçukluk" gibi görünecek. Drowlar hain mi? Bu kitapta beş katı, drowlar güvenilmez mi? Bu kitapta on katı...
Acayip kaotik, karanlık, evet evet kelimenin tam anlamıyla acayip karanlık bir kitap.
Önceki incelemelerimde hatırlar mısınız, çok sevdiğim bir karakter, bolca bahsettiğim, Pharaun isimli şen şakrak, esprili, arada bir sizi gülümseten bir Büyücümüz vardı hani!
:)
O bile gülemiyor. Gülüyorsa da "karanlıktan" dolayı görünmüyor :D
Bu kitapta karanlık ve daha çok karanlık var. Müthiş sahneler, mükemmel kurgulanmış bir hikaye, ve hakkını çatır çatır veren bir büyücü savaşı...
Drowlar güvenilmez ya hani :D
Acayip ihanetler, acayip ters köşeler, drowların dahi içine sızmış gizli karakterler... Yok yok.
Karanlıkaltı hiç bu kadar karanlık olmamıştı.
Lolth'u arayışta olan ekibimiz öyle böyle