Kadim BursaAlper Can

·
Okunma
·
Beğeni
·
36
Gösterim
Adı:
Kadim Bursa
Yazar:
Alt başlık:
Osmanlı Fethine Değin Bursa ve Çevresinin Tarihi
Baskı tarihi:
Ocak 2017
Sayfa sayısı:
221
ISBN:
9786059922555
Kitabın türü:
Yayınevi:
Sentez Yayıncılık
Bursa tarihinin az değinilen üçte ikilik kısmını anlatmak için çıktım yola. İstedim ki yolculuğum, bu topraklarda bizden önce asırlarca yaşamış komşularımızın kültürünü tanıyıp onlarla halen süren birlikteliğimizin daha insancıl hale gelmesine katkı yapsın.
Talep edilenden çok daha fazla konutun hızlı bir şekilde üretilmesi kitleleri hayran bırakır, şantiye tozu çevremizin doğal fonu haline gelirken, fantazik -nostaljik bir tema haline gelen kültür varlıklarımızın korunmasına dikkat çekeyim istedim.
Dahası var. Hannibal’in Romalılara yakalanma korkusunu bilmeden; yedinci yüzyılda Bursa’ya Tanrı Kenti dendiğini bilmeden; günlerce dışarı çıkmadan Uludağ’ın koyaklarında yaşamış çok sayıda çileci olduğunu bilmeden; azizlerin zaman içinde derviş babalara dönüştüğünü bilmeden bu kentin içine sızamazsınız. Psellos’un Uludağ’ı ve harika sularını betimlemesini okumadan onları ilk övenin Evliya Çelebi olduğunu sanırsınız. Bursa’nın ‘uhrevi kent’ kimliğinin yapı taşlarını anlayamazsanız Ahmet Haşim, Tanpınar, Yakup Kadri’nin yazdıkları havada kalır biraz, içinize işlemez. Bursa üzerine yazan ve üretenleri daha derinden kavramak, yazacak ve üretecek olanlarda küçük bir ilham uyandırmak; bu da bir başka dileğimdi.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Gladyatörlere ait mezar taşlarından birinde şöyle yazar: “13. dövüşümde kanım toprağı ıslattı.”
Alper Can
Sayfa 88 - Sentez Yayıncılık, 1. Baskı: Ocak 2017, Ankara
“Ne diye beni gözyaşı döke döke tanımaya çalışırsın ey yabancı? Dert etme!”
Alper Can
Sayfa 179 - Sentez Yayıncılık, 1. Baskı: Ocak 2017, Ankara
Hannibal Gebze yakınlarındaki Libyssa kentinde öldü.
Alper Can
Sayfa 65 - Sentez Yayıncılık, 1. Baskı: Ocak 2017, Ankara
İznik kuşatmasında genç sancaktar Abdulvahap büyük yararlıklar göstermiş, bu arada gönlünü genç bir Rum kızına kaptırmıştı. İznik surlarının Hotoz burcu, Rum kızları tarafından müdafaa edilmekte idi. Sancaktar, bu burcu müdafaa edenlerden biri olan sevgilisiyle uzun müddet bakıştı. Sevgilisi her defasında ona “kaleyi alırsan beni de alırsın” diye bağırıyordu. Sancaktar sevgilisine kavuşamadan vuruldu ve başı uçuruldu. Buna rağmen kılıç sallamaya devam ediyordu. Bir arkadaşının “Bre Abdullah, başını unuttun” demesi üzerine Sancaktar geri dönmüş, başını koltuğuna alarak yedi adımda bugün yattığı tepeye çıkıp kendini defnetmiş. Türkler İznik’i ele geçirince, Abdulvahap için bir mezar inşa etmişler. Ziyaretçilerin astıkları bayraklar yüzünden Abdulvahap’ın mezarı Bayraklı Baba adıyla da anılır.
Alper Can
Sayfa 132 - Sentez Yayıncılık, 1. Baskı: Ocak 2017, Ankara
Prousa’nın gelecekteki tarihi için önemli bir olay yaşanmış, yaklaşık olarak 550’lerde Bizanslılar Göktürkler aracılığıyla ipek böceği yetiştirmesini öğrenmişlerdir.
Alper Can
Sayfa 129 - Sentez Yayıncılık, 1. Baskı: Ocak 2017, Ankara
İznik Müzesi ve yakındaki diğer müzelerde gladyatörlere ait mezar taşlarının bulunduğunu da düşünürsek tiyatroda bir dönem gladyatör dövüşlerinin yapılmış olduğunu söyleyebiliriz.
Alper Can
Sayfa 88 - Sentez Yayıncılık, 1. Baskı: Ocak 2017, Ankara
Bursa’nın “uhrevi kent” kimliğinin yapı taşlarını anlayamazsanız Ahmet Haşim, Tanpınar, Yakup Kadri’nin yazdıkları havada kalır biraz, içinize işlemez.
Alper Can
Sayfa 9 - Sentez Yayıncılık, 1. Baskı: Ocak 2017, Ankara

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kadim Bursa
Yazar:
Alt başlık:
Osmanlı Fethine Değin Bursa ve Çevresinin Tarihi
Baskı tarihi:
Ocak 2017
Sayfa sayısı:
221
ISBN:
9786059922555
Kitabın türü:
Yayınevi:
Sentez Yayıncılık
Bursa tarihinin az değinilen üçte ikilik kısmını anlatmak için çıktım yola. İstedim ki yolculuğum, bu topraklarda bizden önce asırlarca yaşamış komşularımızın kültürünü tanıyıp onlarla halen süren birlikteliğimizin daha insancıl hale gelmesine katkı yapsın.
Talep edilenden çok daha fazla konutun hızlı bir şekilde üretilmesi kitleleri hayran bırakır, şantiye tozu çevremizin doğal fonu haline gelirken, fantazik -nostaljik bir tema haline gelen kültür varlıklarımızın korunmasına dikkat çekeyim istedim.
Dahası var. Hannibal’in Romalılara yakalanma korkusunu bilmeden; yedinci yüzyılda Bursa’ya Tanrı Kenti dendiğini bilmeden; günlerce dışarı çıkmadan Uludağ’ın koyaklarında yaşamış çok sayıda çileci olduğunu bilmeden; azizlerin zaman içinde derviş babalara dönüştüğünü bilmeden bu kentin içine sızamazsınız. Psellos’un Uludağ’ı ve harika sularını betimlemesini okumadan onları ilk övenin Evliya Çelebi olduğunu sanırsınız. Bursa’nın ‘uhrevi kent’ kimliğinin yapı taşlarını anlayamazsanız Ahmet Haşim, Tanpınar, Yakup Kadri’nin yazdıkları havada kalır biraz, içinize işlemez. Bursa üzerine yazan ve üretenleri daha derinden kavramak, yazacak ve üretecek olanlarda küçük bir ilham uyandırmak; bu da bir başka dileğimdi.

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Cihat Baybars

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%100 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0