Akış
Ara
Ne Okusam?
Giriş Yap
Kaydol

Kalbin Ayağıyla Yürümek

Hekimoğlu İsmail

Kalbin Ayağıyla Yürümek Gönderileri

Kalbin Ayağıyla Yürümek kitaplarını, Kalbin Ayağıyla Yürümek sözleri ve alıntılarını, Kalbin Ayağıyla Yürümek yazarlarını, Kalbin Ayağıyla Yürümek yorumları ve incelemelerini 1000Kitap'ta bulabilirsiniz.
Sert konuşmaya başladı aynalar
Sayfa 37 - Timaş/Cahit Sıtkı
Şuursuz insanlar, nehre dökülmüş bir sepet çöp gibi giderken, şuurlu insan, nehirde, bir kaya gibi dikilir. Gelen çöpler ona takılır.
Sayfa 11 - Timaş
Reklam
Güller arasında diken yok Dikenler içinde gül var Hilkatin böylesini seven Bülbül var
Sayfa 13 - Timaş
224 syf.
9/10 puan verdi
Kalbin Ayağıyla Yürümek
Kalbin Ayağıyla Yürümek
Hekimoğlu İsmail
Hekimoğlu İsmail
Bu kitap, fazilet sahibi bir insanın sahip olması gereken güzel özellikleri anlatıyor. Elbette ki fazileti bütünüyle anlatabildiğini iddia etmiyor. Ancak fazilete bir kapı açmaya çalıştığını söyleyebilirim. Kitap İslam'ın, imanın ve müslümanlığın içindeki pek çok ana kavramı kendince hoş diliyle açıklıyordu keşke bu kitabın yeni baskıları da olsa ve insanların okuma imkanı bulunsa böyle kitapların neden tekrar basılmadığını anlayamıyorum...
Kalbin Ayağıyla Yürümek
Kalbin Ayağıyla YürümekHekimoğlu İsmail · Timaş Yayınları · 201380 okunma
Allah birdir. Yani Allah'tan başka ilah yoktur. Kainatta hiç birbirine karışmayan, son derece düzenli bir hayat sürer gider. Yıldızlar, gezegenler hep hareketlidir, ama asla birbirlerine çarpmazlar. Kâinat insanın vücuduna benzer. İnsan büyütülmüş, kâinat olmuş. Kainat küçültülmüş insan olmuş. Nasıl ki, insan vücudu hücrelerden meydana geliyorsaki bu hücrelerin de temeli atomlardır, atomlar da moleküllerden meydana gelir.
Utanma, sıkılma, ar anlamlarına gelir. Canlılar içinde sadece insan haya sahibidir. O da küçük yaştan itibaren öğretilir. Aslolan, her şeyden önce Allah'tan utanmasını öğrenmektir. Allah'tan hakkıyla utanan kul, insanlar arasında da hayâ sahibi olur. İnsanlara karşı hayâ, konuşmada, giyinmede, davranışlarda belli olur. Allah'a karşı hayâ ise, günah işlemekten korkmak demektir. Utanma duygusu olmayan insanın, yaptığı hiçbir kötülük karşısında yüzü kızarmaz.
Reklam
Bir gün
Bediüzzaman Said Nursî
Bediüzzaman Said Nursî
Hazretleri köy yolunda ilerlerken bakar ki, yandaki bahçede bir grup insan toplanmış içki içiyorlar. Onları görmezlikten gelip yoluna devam eder. Sarhoşlardan biri arkasından koşarak gelir. "Hocam çok büyük hata ettik. Dua et de bir daha içmeyelim." diye yalvarır. O da bu samimi talep karşısında dua eder. Onun bu tavrı üzerine o mecliste oturanların hepsi, "Yahu hocaefendiye ayıp oldu." diye mahçup olarak içkiyi bırakırlar.
Edep, öğretilmez, öğrenilir. Çocuğa "Edepli ol!" denilince çocuk bir şey anlamaz. Fakat ebeveyn yemesinde, içmesinde, giyinmesinde edepli olursa, çocuk da edep öğrenir
Edep yalnızca insanlara mahsus bir davranıştır. Başka yaratılmışlar, bu gibi meziyetlerden yoksundurlar. İnsan her şeyden önce Allah'a karşı edepli olmalıdır.
Eskiden hemen her tekkede bulunan bir levha vardı. Üzerinde "Edep ya hu!" yazılı idi. Tarikata giren insanlara ilk öğretilen prensip de şu idi: "Evvelâ edep, sonra ilim.
545 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.