Metafizik, Kozmoloji, Manevî Hayat

Kalp Gözü

Frithjof Schuon
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 51 dk.
Sayfa Sayısı:
171
Basım Tarihi:
2020
İlk Yayın Tarihi:
Haziran 2012
Yayınevi:
İnsan Yayınları
ISBN:
9789755746371
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Kalplerin Gözleri Aydınlansın Diye
Puan vermedi·171 syf.··
2022 20. kitabı
·
51 günde okudu
·
Okunma: 11 Aralık 2022 21:33
Kalplerin Gözleri Aydınlansın Diye             ❁ ❁ ❁ Fransız ordusunun zorunlu hizmetinden dolayı Marsilya’ya gelen Frithjof Schuon (Îsâ Nûreddin) (1907 – 1998); Yemenli dervişlerle tanışıp Kuzey Afrika yolculuğuna vesile oldular ki burada Şeyh Ahmed el-Alevi ile tanışarak müslüman oldu. İsviçreli metafizikçi olan Frithjof Schuon ressam ve şairliği yanında yirmiden fazla kitabın yazarı; “Dinlerin Aşkın Birliği”, “Dinlerde Biçim ve Öz”, “İlke ve Yol Olarak Ezoterizm”, “Religio Perennis” gibi kitapları mevcuttur. Manevî sembolizmin temel ilkelerinden olan – Metafizik, Kozmoloji, Manevî Hayat – “Kalp Gözü” kitabında üç kısımla ele almaktadır. Görüntünün algılanması gözün işleviyle anlamlandırma ve kullanma ihtiyacına giden bir süreçtir. Her türlü fiziki şartların algılanması gözle olurken bunun idrak ve anlamlandırılması akıl iledir. Allah'ın zâhirî ve bâtınî olanı görür; aynı anda hem Özne hem de Nesne, hem Bilen hem de Bilinen olduğu mutlak ve sonsuz Görüş’tür. Kâinât, ne şekilde idrâk edilirse edilsin, yalnızca görüş ya da bilgidir ve tek gerçekliği Tanrı’dır: âlemler görüşlerin mahsûlüdür ve İlâhî Neden’in ilk Bilgi ve nihaî Gerçeklik’tir. Duyu organı olan göz Tanrı’yı “bulanık” görürken, Kalp Gözü görüşünün kesinliğinden dolayı O'nunla özdeştir. Göz ile Kalp Gözünün iki farklı kavramın Allah'ı tanıma ve idrak etme cihetiyle Schuon, kitabın ilk başlığını anlama ve kavrama netliğine kavuşturma çabasını göstermekte. Kalp gözü, bilgi, Pisagor sayıları üzerine, ex sözcüğünün teolojik ve metafizik ikinciliği, ilâhî adalet meselesi, uhrevî durumlar üzerine başlıklarıyla kitabın birinci kısmı olan “Metafizik ve Kozmoloji” işlenmekte. Hakikat bilgisi ve düşünce toplumsal birikim yanında toplumun karakteristik yönünü ve şeklini veren dinamiklerdir. Kitabın ikinci bölümü
Düşünce
Kalp GözüFrithjof Schuon · İnsan Yayınları · 202027 okunma

Yazar Hakkında

Frithjof SchuonYazar · 15 kitap
Rene Guenon ve Ananda Coomaraswamy ile birlikte tradisyonalizm akımının kurucusu metafizikçi, ressam, şair, yazar ve tasavvuf önderi. 50 yılı aşkın bir sürede yazdığı 20'nin üzerindeki kitapları kendi orijinal dili olan Fransızca'nın dışında pek çok dünya diline çevrilmiş, akademya içi ve dışı çevrelerde tartışılmış ve hâlâ tartışılan bir dini figürdür. Biyografi Basel'de Alman ebeveynden dünyaya gelen ve ilk eğitimini Almanca sonraki eğitimini Fransızca alan geleneksel metafiziğin önde gelen figürlerinden olan Frithjof Schuon (18 Haziran 1907 - 5 Mayıs 1998) metafizikçi, şair ve ressamdır. Paris'te İslamiyet ile ilgilenmiş Arapça öğrenmiş ve Cezayir ile Mısır'a gitmiştir. 1950 ve 60'lı yıllarda Amerikan Ova Yerlileri ile (Sioux ve Crow kabileleri) ile temasa geçmiş ve onların yaşam biçimleri ve sanat stilleri üzerine çalışmış ve Bloomington'da (1998) vefat etmiştir. Perspektifi Schuon, Fransız metafizikçi René Guénon'un ilkelerini ortaya koyduğu tradisyonalist veya perennialist perspektifi izah edip farklı kültür ve coğrafyalardaki gelenekleri anlamakta söz konusu perspektifden yararlanmıştır. Buna göre Antik Yunan, Hindu, Yerli geleneklerinde ve monoteist Yahudilik, Hristiyanlık ve İslamiyet gibi dinlerde zahiri formların dışında bir batınî boyutla ilişkili olarak ifadelendirilen, kadim, evrensel bir bilme biçimi (ya da bilgelik) ve bu bilginin dayandığı bir ilkeler bütünü bulunmaktadır. İslam ve sûfi geleneği içinde bulunmasına rağmen bir metafizikçi olarak Schuon eserlerinde çeşitli din ve kültürlerdeki bu külli ilkeleri tespit etmeye ve mevcut farklılıkları ve arızilikleri yine bu külliler ışığında anlamaya çalışmaktadır. Schuon, İslam mistisizmi (Tasavvuf) ve diğer geleneklerde dile getirilen merkez ve çember sembolizmini çeşitli geleneksel din ve maneviyat biçimlerini anlamlandırmakta kullanmaktadır. Bu sembolizmin de işaret ettiği gibi merkezin biricikliğinin yanı sıra nihayetinde o merkeze ulaşan çemberin üzerinde bulunan farklı noktalar mesabesindeki gelenekler, günümüzün din ve gelenek karşıtlığı üzerine kurulu modern dünyasında geleneğin anlamına yeniden nüfuz etmek için modern aklı ifade eden rasyonel düşünme tarzıyla değil entelektüel (irfani) bir yaklaşımla yeniden ele alınıp yorumlanmalıdır. Ancak bu yorumlama veya günümüz felsefi diliyle söylersek okuma biçimi hiçbir şekilde modern düşünce düzleminde değil o geleneğin bir bütün olarak değerlendirileceği ve unsurlarından hiçbirini birbirinden koparmadan yapılmalı ve farklı gelenekler arasında herhangi bir senkretizm (birleştirmecilik) veya eklektizme (seçmecilik) yol açmamalıdır zira her bir din ve geleneğin olduğu haliyle var olması beşer düzeyini aşan bir İlahi iradeden kaynaklanmaktadır. Bu sebeple yeni maneviyat veya din biçimleri otantik din ve geleneklerden kaynakları ve hedefleri itibariyle tamamen beşerilik taşıdığı için ayrılır. Frithjof Schuon a göre " Gerçekten her şey daha önceden söylenmiştir, ama her şeyin her zaman herkesce anlaşılmış olması için daha pek çok şey gereklidir.Demek ki "yeni hakikatler" sunma gibi bir amaç söz konusu olamaz.Bununla birlikte çağımızda, hatta dinin asıllarından uzaklaşan her çağda, zorunlu olan şey, ruhun özünde ezeli bir yazıyla yazılı hakikatleri yeniden keşfetmeleri için, kimilerine yeni anahtarlar sağlamaktır.Bu anahtarlar eskilerinden daha değişik, daha çok düşünceyle ilgilidir, ama onlardan daha iyi değildir."(İslamı Anlamak,s.19) Aynı bağlamda yazar Formes et substance dans les religions adlı eserinde şöyle demektedir: "Aslında her şey daha önceden söylenmiştir, hem de çok iyi bir şekilde; ama onları her zaman yeniden söylemek gerekmektedir.Onları söylerken de, her zaman ne yapılmışsa onu yapmak, yani düşünen egonun içinde değil, fakat insan aklının insanı aşan, aşkın cevherinde bulunan hakikatleri düşünce planında dile getirmek gerekmektedir.İnsan aklı bir bütündür.Dolayısıyla temel olarak mutlakı, sonra da mutlaka bağlı olarak nisbinin anlamını kavrayabilecek düzeydedir.Mutlakı kavramak demek nisbiyi de kavramak demektir; sonra da mutlakın içinde nisbinin köklerini, nisbinin içinde de mutlakın yansımalarını kavramak demektir.Bütün metafizik, bütün kozmoloji son tahlilde Evrensel "Maya"ya özgü olan ve buna göre, bizzat aklın cevherine bağlı olan, mutlak ve nisbinin birbirinin tamamlayıcısı olma durumunu ortaya çıkarır." wikipedia