Yıllar ay gibi, aylar gün gibi, günler de su gibi geçiyor… Türkiye İnterpol Daire Başkanı Lütfi Çiçek, su gibi akıp giden zamanı kitabında tekrar yaşatıyor, kurgusuyla okuyucuyu defalarca zirveye çıkartıp, ardından aşağılara indiriyor.
Roman, kırmızı bültenle aranan bir mafya babasının kızına aşık olan İnterpol’de görevli Komiser Yiğit’in başından geçen aksiyon dolu olayları ele alıyor. Komiser Yiğit’in ülkesi ile aşkı arasında seçim yapmak zorunda kaldığı eserin final bölümünde okuyucuyu büyük bir sürpriz bekliyor.
Elbette böyle bir romanda yazarın hayatından izlerin olmaması imkansız. Biz de bunu sorduk. Çiçek, “Kitabı okuyanlar benden bir parça bulacak” diyor ama kitabın girişinde “Romandaki karakter ve olaylar tamamen hayal ürünüdür” yazdığının da altını çiziyor.